Truva Linux Topluluklar Gezegeni

April 25, 2017

getGNU İnternet

Samba 4.6.3 duyuruldu

İnternet protokolü üzerinden dosya ve yazıcı paylaşımı için Microsoft tarafından geliştirilmiş olan SMB/CIFS protokollerini kullanan GPLv3 lisanslı sunucu yazılımı Samba’nın 4.6.3 sürümü duyuruldu. Samba 4.6 serisinin en son kararlı sürümü olan sürümün çeşitli hata düzeltmeleri içerdiği bildiriliyor. Unix ve GNU/Linux sistemler ile Windows arasında dosya ve yazıcı paylaşımını olanaklı kılan Samba; 1992 yılından bu yana DOS, Windows, OS/2, GNU/Linux gibi çeşitli platformları destekliyor. Samba 4.6.3 hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Samba 4.6.3 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 25, 2017 07:56 AM

APT 1.4.1 duyuruldu

Debian GNU/Linux ve Debian tabanlı GNU/Linux dağıtımlarının paket yönetim sistemi olan APT’nin 1.4.1 sürümü, Julian Andres Klode tarafından duyuruldu. Sürümün çeşitli yenilikler ve hata düzeltmeleriyle geldiğini bildiren Klode; yeni sürüm hakkında daha geniş bilgi edinmek için debian.org sayfasının ziyaret edilebileceğini söyledi. Debian GNU/Linux ve Debian tabanlı GNU/Linux dağıtımlarının paket yönetim sistemi olan APT ile yazılım kurma ya da kaldırma, sistemi güncelleme, çekirdeği derleme gibi işlemleri uçbirim üzerinden gerçekleştirmek mümkündür. Önemli bir bölümü C++ programlama dili ile yazılan APT’nin bir kısmını libapt kütüphanesi oluşturur. Genellikle apt-get ve apt-cache olarak kullanılan APT ile tüm Debian GNU/Linux temelli dağıtımlarda program indirme, kurma, güncelleme ve kaldırma işlemleri ile sistem genelinde yükseltme işlemleri mümkündür. APT 1.4.1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

APT’nin diğer paket yönetim araçlarına göre çok sayıda üstünlüğü vardır. Sözgelimi, temel internet bağlantılarının (SSH) kolay kullanımı ve sistem yönetim betiklerinin kullanılabilmesi bunlardan bazılarıdır. Yerel paket içeriklerini depolardaki en son paketlerle güncellemek için şu komut kullanılır:

sudo apt-get update

Sistemi yükseltmek için öncelikle yukarıda açıklandığı gibi paket içeriğini güncellemek sonra da şu kodu döndürmek gereklidir:

sudo apt-get upgrade

apt-get komutunun paket yükleme ve kaldırma gibi işlevlerini /var/log/dpkg.log kayıt dosyasından görebilirsiniz.

APT hakkında daha fazla bilgi edinmek için uçbirime şu komutu yazın:

apt-get help

APT 1.4.1 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 25, 2017 04:40 AM

April 24, 2017

getGNU GNU/Linux

TrueOS 2017-04-21 duyuruldu

Hatırlanacağı gibi, 30 Ağustos 2016 tarihinde PC-BSD geliştiricilerinin, sıradan kullanıcı için tasarlanmış komple bir masaüstü sistemi olan FreeBSD tabanlı PC-BSD’nin ismini TrueOS olarak değiştirmeye karar verdiklerini haber vermiştik. 2006 yılında projeyi kuran Kris Moore tarafından yapılan duyuruyla, sistemin, Ken Moore tarafından tasarlanmış olan hafif masaüstü ortamı Lumina ile yoluna devam edececeği belirtilmişti. Geliştiriciler; yeni ismiyle TrueOS’un 2017-04-21 adlı yeni masaüstü ve sunucu sürümünü duyurdu. TrueOS ekibinin yeni güncelleme ve yükleme dosyalarını bugün itibariyle piyasaya sürmekten mutluluk duyduğu belirtilirken, sistemde bazı heyecan verici yeni özelliklerin yanı sıra bazı önemli düzeltmelerin geldiği ifade ediliyor. “Sunucu” ve “masaüstü” olarak ayrı kalıplar sunmak yerine birleştirilmiş “TrueOS” yükleyicisi sunulurken, kullanıcıların sunucu veya masaüstü biçiminde yüklemeyi seçebilmesinin mümkün olduğu ifade ediliyor. Varsayılan kurulum paketlerinden Firefox ve Thunderbird’ün kaldırdığı ifade edilirken, bunların Qupzilla ve Trojita ile değiştirildiği söyleniyor. USB aygıtlarının otomatik olarak algılanmasını ve mount edilmesini ya da ayrılmasını sağlayan automounting özelliğiyle gelen sistemin, bu kullanışlı yeni özelliği hakkında daha fazla ayrıntı için automounting ile ilgili blog yazısı incelenebilir. TrueOS 2017-04-21 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

TrueOS 2017-04-21edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 24, 2017 06:08 PM

Pisi Linux 2.0 RC çıktı

İkinci beta sürümü 30 Ağustos 2016‘da duyurulan ünlü PiSi paket yönetim sistemi ile eski Pardus Linux’un bir çatallaması olarak kullanıma sunulan Pisi Linux‘un 2.0 RC sürümü çıktı. Henüz resmi duyurusu yapılmamış olan sürüme ilişkin paketler, test edilmek üzere yansılarda yerini almış bulunuyor. Bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği ifade ediliyor. Kullanıcıya, daha iyi ve kararlı bir Pisi Linux sunabilmek üzere bir çok hata üzerinde çalışıldığı bildiriliyor. KDE5-Crocus Ancyrensis adıyla sunulan sürüme verilen Crocus Ancyrensis isminin Ankara Çiğdemi; süsengiller familyasından Türkiye’de endemik olan sarı çiçekli bir çiğdem türü olduğu belirtiliyor.

Pisi Linux 2.0 RC edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 24, 2017 05:45 PM

Manjaro 17.0.1 Deepin ve LXDE versiyonları duyuruldu

En son güncellemesi 2 Nisan 2017‘de duyurulan “Gellivara” kod adlı 17.0.1 sürümünün topluluk sürümü olarak gelen Deepin ve LXDE versiyonları, Bernhard Landauer tarafından duyuruldu. Deepin masaüstü ortamının en son sürümü 15.4 ile hazırlanan Deepin versiyonu ile en hafif masaüstü ortamlarından biri olan LXDE versiyonu pek çok hata düzeltmesi ve çeşitli yeniliklerle geliyor. Kontrol merkezi tamamen yeniden tasarlandığı belirtilen Deepin versiyonu, güncellenmiş simge temaları ve yeni “sea” doğal temayı içeriyor. Deepin artı Manjaro-Deepin duvar kağıtları koleksiyonu dışında, yeni orijinal Deepin imleç temasıyla geliyor. Arc Maia simge teması ve Adwaita imleç temasıyla gelen LXDE versiyonu ise Vertex Maia temaya sahip bulunuyor. Manjaro 17.0.1 Deepin ve LXDE versiyonları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Manjaro 17.0.1 Deepin ve LXDE versiyonlarını edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 24, 2017 05:04 PM

Ubuntu 12.04 LTS (Precise Pangolin) ömrünün sonuna geldi

26 Nisan 2012‘de duyurulan ve bir uzun süreli destek (Long Term Support) sürüm olan Ubuntu 12.04 LTS (Precise Pangolin) ömrünün sonuna geldi. Ubuntu 12.04 LTS kullanıcılarının sistemlerini en kısa zamanda yükseltmeleri öneriliyor. Bilindiği gibi Ubuntu, iki tip sürüm yayınlıyor. Bunlardan biri, uzun süreli destek sürümü ve bu beş yıl boyunca destekleniyor. Diğeri ise belli aralıklar çıkarılan sürüm ki dokuz ay boyunca düzenli olarak destekleniyor. Sürüm, kullanım ömrünün sonuna geldiğinde Ubuntu, güvenlik güncelleştirmelerini durduruyor. Bu kuralın tek istisnası, Ubuntu’ya ödeme yapan bir müşteriyseniz, Ubuntu 12.04’ün genişletilmiş güvenlik bakımını (ESM) satın alarak Ubuntu 12.04’ten zorunlu yükseltmeyi erteleyebilirsiniz.

Ubuntu 12.04 LTS (uzun süreli destek) sürümünün vadesi 28 Nisan 2017 Cuma günü sona eriyor. Konuyla ilgili olarak Ubuntu tarafından yapılan açıklamayı burada bulabilirsiniz..

by filozof at April 24, 2017 05:58 AM

Kernel 4.11-rc8 duyuruldu


Linux çekirdeği resmi sitesi: https://www.kernel.org
Geliştirme & kararsız çekirdek:
Resim4.11-rc8 2017-04-23
Linus Torvalds’ın duyurusu.

by filozof at April 24, 2017 05:13 AM

April 23, 2017

getGNU GNU/Linux

SystemRescueCd 5.0.0 duyuruldu

Sistem tamiri için tasarlanan Gentoo tabanlı, Fransız kökenli SystemRescueCd‘nin 5.0.0 sürümü duyuruldu. Standart olarak, 4.4.60 LTS Linux çekirdeği üzerine yapılandırılan sistem; en son kararlı Linux çekirdeği LTS 4.9.24’e kadar destek veriyor. Disk araçları güncellenmiş olarak gelen sistemde, sistem çekirdeği; ext2, ext3, ext4, ReiserFS, Reiser4FS, btrfs, XFS, JFS, VFAT, NTFS, ISO9660 gibi günümüzün en önemli dosya sistemlerinin tümünü ve Samba ve NFS gibi ağ dosya sistemlerini destekliyor. Gentoo tabanlı önyüklenebilir bir CD-ROM veya USB sistem olan SystemRescueCd ile yönetim görevlerini kolaylıkla yürütmek ve sabit disk bölümlerini düzenlemek mümkündür. SystemRescueCd 5.0.0 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için değişiklikler sayfasını inceleyebilirsiniz.

SystemRescueCd 5.0.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 23, 2017 11:58 AM

OpenELEC 8.0.2 duyuruldu

8.0.1 sürümü geçen hafta yayınlanan OpenELEC’in KODI’nin son kararlı sürümü ile gelen 8.0.2 sürümü duyuruldu. OpenELEC 8.0.0 kullanıcılarının veya daha yeni bir sürümü kullananların otomatik güncelleme etkinleştirilmek suretiyle yeni sürüme geçiş yapabilecekleri belirtilerek, daha eski OpenELEC sürümlerini kullananların ve otomatik güncellemeyi devre dışı bırakanların manuel olarak güncelleme yapabilecekleri hatırlatıldı. Çeşitli sorunları giderilen ve hataları düzeltilen yazılımda, TV çalıştırırken meydana gelebilecek sorunlardan kaçınmak üzere WeTek DVB sürücüsünün güncellendiği hatırlatılıyor. Sistemin kendi yapısı ile yeni platform WeTek Play 2Play 2 desteklediği, böylelikle sonsuz eğlenceyi oturma odalarına getirmeyi amaçladığı ifade ediliyor. Artık en yeni film ve serilerin keyfi çıkarılırken, 4K UHD’de oyun oynamak, internete göz atmak, binlerce TV kanalını uydu, karasal ve kablo bağlantılarıyla izlemek için her türlü olanağın sağlanmış olduğu bildirildi. En yeni donanım gelişmelerinden yararlanılarak, performansın en üst düzeye çıkarıldığı ve optimize bir tasarıma ulaşıldığı belirtiliyor. OpenELEC 8.0.2 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

openelec-tv-box

OpenELEC 8.0.2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanalabilirsiniz.

by filozof at April 23, 2017 07:01 AM

April 22, 2017

getGNU GNU/Linux

The BSD License Problem

See “How to choose a license for your own work” for general recommendations about choosing a license for your work. The two major categories of free software license are copyleft and non-copyleft. Copyleft licenses such as the GNU GPL insist that modified versions of the program must be free software as well. Non-copyleft licenses do not insist on this. We recommend copyleft, because it protects freedom for all users, but non-copylefted software can still be free software, and useful to the free software community.

There are many variants of simple non-copyleft free software licenses, such as the Expat license, FreeBSD license, X10 license, the X11 license, and the two BSD (Berkeley Software Distribution) licenses. Most of them are equivalent except for details of wording, but the license used for BSD until 1999 had a special problem: the “obnoxious BSD advertising clause”. It said that every advertisement mentioning the software must include a particular sentence:

3. All advertising materials mentioning features or use of this software
   must display the following acknowledgement:
     This product includes software developed by the University of
     California, Berkeley and its contributors.

Initially the obnoxious BSD advertising clause was used only in the Berkeley Software Distribution. That did not cause any particular problem, because including one sentence in an ad is not a great practical difficulty.

If other developers who used BSD-like licenses had copied the BSD advertising clause verbatim—including the sentence that refers to the University of California—then they would not have made the problem any bigger.

But, as you might expect, other developers did not copy the clause verbatim. They changed it, replacing “University of California” with their own institution or their own names. The result is a plethora of licenses, requiring a plethora of different sentences.

When people put many such programs together in an operating system, the result is a serious problem. Imagine if a software system required 75 different sentences, each one naming a different author or group of authors. To advertise that, you would need a full-page ad.

This might seem like extrapolation ad absurdum, but it is actual fact. In a 1997 version of NetBSD, I counted 75 of these sentences. (Fortunately NetBSD has decided to stop adding them, and to remove those it could.)

To address this problem, in my “spare time” I talk with developers who have used BSD-style licenses, asking them if they would please remove the advertising clause. Around 1996 I spoke with the developers of FreeBSD about this, and they decided to remove the advertising clause from all of their own code. In May 1998 the developers of Flick, at the University of Utah, removed this clause.

Dean Hal Varian at the University of California took up the cause, and championed it with the administration. In June 1999, after two years of discussions, the University of California removed this clause from the license of BSD.

Thus, there is now a new BSD license which does not contain the advertising clause. Unfortunately, this does not eliminate the legacy of the advertising clause: similar clauses are still present in the licenses of many packages which are not part of BSD. The change in license for BSD has no effect on the other packages which imitated the old BSD license; only the developers who made them can change them.

But if they followed Berkeley’s lead before, maybe Berkeley’s change in policy will convince some of them to change. It’s worth asking.

So if you have a favorite package which still uses the BSD license with the advertising clause, please ask the maintainer to look at this web page, and consider making the change.

And if you want to release a program as non-copylefted free software, please don’t use the advertising clause. Thus, instead of copying the BSD license from some released package—which might still have the old version of the license in it—please use one of the other permissive licenses, such as Expat or FreeBSD.

You can also help spread awareness of the issue by not using the term “BSD-style”, and not saying “the BSD license” which implies there is only one. You see, when people refer to all non-copyleft free software licenses as “BSD-style licenses”, some new free software developer who wants to use a non-copyleft free software license might take for granted that the place to get it is from BSD. He or she might copy the license with the advertising clause, not by specific intention, just by chance.

If you would like to cite one specific example of a non-copyleft license, and you have no particular preference, please pick an example which has no particular problem. For instance, if you talk about “X11-style licenses”, you will encourage people to copy the license from X11, which avoids the advertising clause for certain, rather than take a risk by randomly choosing one of the BSD licenses.

Or you could mention the non-copyleft license which we recommend over the other non-copyleft licenses: the Apache 2.0 license, which has a clause to prevent treachery with patents.

When you want to refer specifically to one of the BSD licenses, please always state which one: the “original BSD license” or the “Modified BSD license”.


Later a third BSD license variant was introduced, with only the first two of the original BSD license’s four clauses. We call it the “FreeBSD license.” It is a lax, noncopyleft free license, compatible with the GNU GPL, much like the modified BSD license.

gnu.org

by filozof at April 22, 2017 05:46 PM

GNU Guile 2.2.2 duyuruldu

Programcıların esnek uygulamalar oluşturmasına yardımcı olan GNU Guile‘nin 2.2.2 sürümü duyuruldu. GNU Guile 2.2.2’yi duyurmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden geliştirici ekip, 6 yıllık yazılımın optimize edilebilir bir yeni derleyici içerdiğini belirtiyor. Kullanıcılar tarafından genişletilebilen ya da diğer programcıların eklentilerini, modüllerini veya komut dosyalarını kullanıma sokan GNU Guile ile masaüstü ortamları, web, komut satırı ve daha fazlası için için çeşitli uygulamalar veya oyunlar yaratmak mümkündür. Scheme programlama dilinin bir uygulaması olan GNU Guile, Revised5 ve Revised6 dil raporlarının çoğunu ve SRFI’yi destekler. XML ayrıştırma tekniği ve nesne yönelimli programlama yetisi sunan GNU Guile, bir HTTP sunucusu ve istemci gibi ek özellikler sunan bir modül kütüphanesi ile birlikte gelir. Kolaylıkla C ve C ++ programlarıyla entegre edilebilen GNU Guile, GNU Projesi tarafından GNU Lesser General Public lisansı altında kullanıma sunuluyor. GNU Guile 2.2.2 hakkında geniş bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

GNU Guile 2.2.2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 22, 2017 04:36 PM

Tails 3.0~beta4 duyuruldu

Üçüncü beta sürümü 20 Mart 2017‘de duyurulan Tails 3.0’ın dördüncü beta sürümü duyuruldu. İrlanda kökenli, Debian GNU/Linux tabanlı ve internet taraması sırasında güçlü kişisel gizlilik ve anonimlik özellikleri içeren bir live DVD/USB dağıtımı olan Tails‘in yeni sürümünün yalnızca test etmek amacıyla kullanıma sunulan bir sürüm olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatılırken, Debian 9’a Stretch’e dayalı olarak gelen sürümün önemli güvenlik düzeltmeleri ve pek çok hata düzeltmesi içerdiği belirtildi. ORCA ekran okuyucusunun düzeltildiği bildirilirken, sistemde gerçekleştirilen değişikliklerin değişiklikler sayfasından izlenebileceği ifade ediliyor. Tails ekibi, kullanıcıların sistemi test ederek izlenimlerini kendilerine aktarmasını bekliyor. İnternet trafiğini Tor ağına yönlendirerek gizlilik ve anonimlik özellikleri kazanan sistem, hata düzeltmeleri ve güvenlik güncellemeleri içeriyor. Tails 3.0~beta4 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Tails 3.0~beta4 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 22, 2017 04:12 PM

Qt 5.9 Beta 2 duyuruldu

İlk betası 7 Nisan 2017‘de duyurulan Qt 5.9’un ikinci betası duyuruldu. Qt 5.9 Beta 2’nin duyurulmasından mutluluk duyulduğu ifade edilirken, Qt 5.9.0 final sürümünün 2017 yılının Mayıs ayında çıkarılmasının planlandığı hatırlatıldı. Qt 5.9’daki özellikler hakkında bilgi edinmek isteyenlerin Qt 5.9 yeni özellikler ve Qt belgeler sayfasının inceleyebilecekleri söyleniyor. Qt’nin daha esnek ve kullanımı kolay bir yazılım haline getirilmeye çalışıldığı ifade edilirken; kullanıcıların Qt Project mailing lists aracılığıyla e-posta gönderebileceğini ve IRC aracılığıyla kendileriyle iletişim kurabileceği hatırlatılarak, kullanıcıların sürüm hakkındaki görüşlerini bildirmelerinin beklendiği belirtiliyor. Qt 5.9 Beta 2 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

KDE masaüstü ortamı ve pek çok açık kaynak kodlu ve ticari amaçlı yazılımın Qt ile geliştirilmesi Nokia’nın da ilgisine çekmiş ve 2008 yılında Trolltech’i 104 Milyon Euro karşılığında satın almıştır. Qt; özellikle KDE masaüstü ortamının bu araç takımını kullanması ile dikkatleri üzerine çekmiştir. Değerli bir geliştirme ortamı olan Qt, C++ ile ilişkili olsa da Python, Ruby, PHP, Perl, Pascal, C# ve Java ile de kullanılabilmektedir. Dikkatleri ilk kez KDE masaüstü ortamının bu araç takımını kullanması ile çeken Qt’nin ilk sürümleri özgür olmayan bir lisansla dağıtılmış, GNU/Linux gibi özgür bir işletim sisteminin en popüler masaüstü ortamının özgür olmayan bir araç takımını kullanması doğallıkla hoş karşılanmamıştır. Buna tepki olarak GTK+ kullanarak GNOME masaüstü geliştirilmeye başlanmıştır. Ayrıca, Harmony denen ve Qt’ye benzeyen bir araç takımı da geliştirilmeye başlanmıştır. Trolltech, bu tepkilere karşı Qt’yi QPL denen, GPL benzeri bir lisansla yayınlamış, ancak, özgür yazılım savunucuları Trolltech’e Qt’yi GPL lisanslı olarak dağıtmasını dayatmıştır. Dördüncü sürümle birlikte Windows için de GPL lisansıyla dağıtılmaya başlanan Qt; Trolltech firmasının Nokia tarafından satın alınmasından sonra, 4.5 sürümünden itibaren LGPL lisansı altında dağıtmaya başlanmıştır. Nokia Qt platformunu cep telefonları için zengin görselliğe sahip uygulamalar geliştirilmesi amacı ile Nokia yazılım geliştirici topluluğuna tanıtır. Günümüzde Qt C++ geliştirilen herhangi bir uygulamada kullanılabileceği gibi, cep telefonu ve gömülü sistemlerde kullanılmaktadır. Qt masa üstü ve sunucu ortamlarında Unix, Linux, Mac OS ve Windows işletim sistemlerini desteklemektedir. Qt C++ ile geliştirme yapmak için Qt SDK ile gelen Qt Creator kullanılabileceği gibi, Eclipse, Visual Studio yada Mac Os X üzerinde XCode kullanılabilir. Qt 5.9 Beta 2 edinmek için;

by filozof at April 22, 2017 03:57 PM

LibreOffice 5.3.3 RC1 çıktı

The Document Foundation (TDF)  yeni 5.3.3 serisinden ilk sürüm adayını sürüm takvimine uygun biçimde çıkararak kullanıma sundu. The Document Foundation (TDF), henüz resmi duyuruyu yapmadı ama paketler test edilmek üzere yansılardaki yerini aldı. Bunun, yalnızca test etmek amacıyla kullanıma sunulan bir sürüm olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatılıyor. LibreOffice 5.3.3 RC1’i var olan LibreOffice kurulumuna paralel kurabilirsiniz. Farklı dağıtımlar için ayrıntılı kurulum yönergelerini incelemeniz önerilir. Sürüme ilişkin hataları Bugzilla üzerinden bildirebilirsiniz. LibreOffice 5.3.3 RC1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için yayımlandıktan sonra sürüm notlarını inceleyebileceksiniz.

LibreOffice 5.3.3 RC1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz. Resmi duyuru yapılana kadar:

Resmi duyuru yapıldıktan sonra:

donatenowsmall

by filozof at April 22, 2017 03:03 PM

LibreOffice 5.2.7 RC1 çıktı

The Document Foundation (TDF)  yeni 5.2.7 serisinden ilk sürüm adayını sürüm takvimine göre yaklaşık bir haftalık bir gecikmeyle çıkararak kullanıma sundu. The Document Foundation (TDF), henüz resmi duyuruyu yapmadı ama paketler test edilmek üzere yansılardaki yerini aldı. Bunun, yalnızca test etmek amacıyla kullanıma sunulan bir sürüm olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatılıyor. LibreOffice 5.2.7 RC1’i var olan LibreOffice kurulumuna paralel kurabilirsiniz. Farklı dağıtımlar için ayrıntılı kurulum yönergelerini incelemeniz önerilir. Sürüme ilişkin hataları Bugzilla üzerinden bildirebilirsiniz. LibreOffice 5.2.7 RC1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için yayımlandıktan sonra sürüm notlarını inceleyebileceksiniz.

LibreOffice 5.2.7 RC1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz. Resmi duyuru yapılana kadar:

Resmi duyuru yapıldıktan sonra:

donatenowsmall

by filozof at April 22, 2017 02:59 PM

Ubuntu 17.10’un kod adı “Artful Aardvark” oldu

Joey Sneddon’un yaptığı duyuru ile 13 Nisan 2017‘da duyurulan Ubuntu 17.04 Zesty Zapus’tan sonra gelecek ve Ekim 2017’da kullanıcıyla buluşacak olan yeni sürüm 17.10’un kod adının, Launchpad’deki bu sayfaya göre “Artful Aardvark” olarak belirlendiği bildirdi. Artful” repoları da açıldı. Ubuntu’nun kod adının “A” ile başlayacağının zaten bilindiğini belirten Sneddon; genellikle Ubuntu’nun kod ismini Mark Shuttleworth’un bir blog yazısıyla bildirdiğini, ancak bu kez böyle olmadığını ifade etti. Artful’un genel olarak alışılmamış derecede becerikli olmak, akıllı olmak anlamına gelen bir sıfat olduğu belirtiliyor.

Konuyu duyuran Joey Sneddon’un yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

by filozof at April 22, 2017 07:34 AM

GNU Emacs 25.2 Sürümüne Güncellendi

Genişletilebilir, özelleştirilebilir bir metin editörü ve daha fazlası olan GNU Emacs 25.2 sürümüne güncellendi. Son derece özelleştirilebilir Lisp kodu ve bir grafik arayüzü sunan uygulama, neredeyse tüm insan dilleri ve onların kodları için Unicode desteği veriyor. Emacs, 1970’lerde MIT Yapay Zeka Laboratuvarı’nda Richard M. Stallman tarafından yazıldı. Kısa sürede yaygınlaşan ve bu şekilde büyüyen makrolar, Guy Steele ve Stallman tarafından derlenip EMACS ismini aldı. Unix’de çalışan ilk Emacs ise, Java programlama dilinin de yazarı olan James Gosling tarafından 1981 yılında geliştirildi. Gosling Emacs olarak anılan uygulama, C’de yazılmış olmasına rağmen, kullanıcılara kolayca kişiselleştirme ve geliştirme imkânı veren Mocklisp isimli Lisp türevi betik dilini destekliyordu. 1984’e kadar özgürce dağıtılan bu uygulamanın haklarının Gosling tarafından satılması, aynı kod ağacından başlayan Stallman’ın GNU Emacs isimli düzenleyicisinin eski kodlardan temizlenmesini gerektirdi. Benzer şekilde kendi uygulamasının özgürlüğünü kaybetmesini istemeyen Stallman, GPL lisansını yazdı ve GNU Emacs, GPL ile lisanslanan ilk uygulama oldu. GNU Emacs 25.2 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için haberler sayfasını inceleyebilirsiniz.

1991’de, GPL lisansının özgürlüğünden faydalanan bir takım farklı geliştiriciler Lucid Emacs’i türetti. Daha sonradan XEmacs ismini alan bu uygulama özgür yazılım tarihindeki en büyük çatallanmaya sebep oldu. GNU Emacs ve XEmacs, 2006 yılı itibariyle halen kullanılmakta olan en yaygın iki Emacs’tır. GNU Emacs 25.2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 22, 2017 07:12 AM

April 21, 2017

getGNU GNU/Linux

Devuan GNU+Linux 1.0.0 RC duyuruldu

Beta 2 sürümü 30 Kasım 2016‘da duyurulan 2015 yılında Debian GNU/Linux’tan çatallanarak oluşturulan ve ana hedefi bir Debian türevi sağlamak olan Devuan GNU+Linux’un 1.0.0 sürümünün sürüm adayı duyuruldu. Systemd bağımlılıkları ve init sistemi olmaksızın bir Debian türevi sağlamayı amaçlayan dağıtım, varsayılan masaüstü ortamı olarak Xfce ile kullanıma sunuluyor. Bazı önemli düzeltme ve güncellemelerle gelen yeni sürümün bir uzun süreli destek sürümü olduğu hatırlatılıyor. ARM desteği geliştirilen sistem raspi1, raspi2, raspi3, chromeacer, chromeveyron, cubieboard2, cubietruck, lime2, micro, N900, odroidxu gibi platformlar için temel SD kart kalıpları sunuyor. Devuan GNU+Linux 1.0.0 RC hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Devuan GNU+Linux 1.0.0 RC edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 21, 2017 08:45 PM

Elive 2.9.0 beta duyuruldu

Debian GNU/Linux tabanlı bir dağıtım olan ve özelleştirilmiş Enlightenment 17 pencere yöneticisiyle yapılandırılmış bir live DVD olarak gelip, kolay bir sistem ve masaüstü yönetimi için bir kontrol merkezi sunan Elive‘in 2.9.0 sürümünün betası, Elive geliştirme ekibi tarafından duyuruldu. Bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiğini hatırlatılırken, test eden kullanıcıların tespit ettikleri hataları rapor etmeleri rica edildi. Daha sezgisel ve kullanışlı bir arayüz ile gelen yazılım; kullanışlı araçlara doğrudan erişimle ilgili olarak çok daha iyi hale getirildiği ifade ediliyor. Elive 2.9.0 beta hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Elive 2.9.0 beta edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 21, 2017 03:47 PM

GALPon MiniNo PicarOS Diego Duyuruldu

10 yaşında (veya daha fazla) PC’ler için tasarlanmış, aynı zamanda modern bilgisayarlar ve netbook’lar üzerinde de son derece kullanışlı olan, Debian GNU/Linux tabanlı hafif dağıtım GALPon MiniNo‘nun 3-12 yaşındaki çocuklar için üretilen “PicarOS” sürümünün yeni güncellemesi PicarOS Diego, Galpon Minino geliştiricileri tarafından duyuruldu. Yeni sürümün kimi güncellenmiş uygulamalar ve yeni eğitim araçları ile ek donanım sürücüleri içerdiği söyleniyor. openprinting.org’dan alınan yeni yazıcı/fotokopi makinesi (Ricoh, Konica-Minolta, Gestetner … ve diğerleri) sürücüleri eklenen sistemde, hâlâ aynı çekirdek kullanılmakla birlikte, WIFI kartları için piyasaya yeni çıkan cihazlarla kullanmak için yeni sürücüler eklenmiş bulunuyor. GIMP’in 2.8.14 sürümüne güncellendiği sistemde, çocuklar için sudoku, Prince of Persia, Maze of Galious, Xquest2 gibi oyunlar yer alıyor. GALPon MiniNo PicarOS Diego hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için dağıtımın haberler sayfasını inceleyebilirsiniz.

GALPon MiniNo PicarOS Diego edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 21, 2017 02:28 PM

Qt Creator 4.2.2 duyuruldu

Oldukça basit arayüzü ve yetenekleriyle pek çok kişinin vazgeçilmezi bir ide olan Qt Creator’un 4.2.2 sürümü, Eike Ziller tarafından duyuruldu. Qt Creator 4.2.2’yi duyurdukları için mutlu olduklarını söyleyen Ziller; 4.2 serisinde Xcode 8 için iOS Simulator desteğini standart hale getirdiklerini, simülatör üzerindeki uygulamaları başlatma biçiminin de uyarlandığını belirtti. Qt Creator 4.2’nin artık Qt SCXML modülünü desteklediğini hatırlatan Ziller; yazılımın çevrimiçi yükleyicide gerçekleştirilecek bir güncelleme aracılığıyla da kullanılabileceğini söyledi. Bilindiği gibi, genellikle GUI programları geliştirmek için kullanılsa da gelişmiş kütüphanesi GUI bileşenlerinin dışında pek çok araç içeren ve bir grafiksel kullanıcı arayüzü geliştirme araç takımı olan Qt; en çok kullanılan masaüstü ve gömülü platformları desteklemektedir. Daha çok KDE ve Unity 8 ile kullanılan Qt’nin ilk sürümleri özgür olmayan bir lisansla dağıtılmış, GNU/Linux gibi özgür bir işletim sisteminin en popüler masaüstü ortamının özgür olmayan bir araç takımını kullanması doğallıkla hoş karşılanmamıştır. Qt masa üstü ve sunucu ortamlarında Unix, GNU/Linux, Mac OS ve Windows işletim sistemlerini desteklemektedir. Qt C++ ile geliştirme yapmak için Qt SDK ile gelen Qt Creator kullanılabileceği gibi, Eclipse, Visual Studio yada Mac Os X üzerinde XCode kullanılabilir. Qt Creator 4.2.2 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Qt Creator 4.2.2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 21, 2017 02:08 PM

RISC OS Open RC15 duyuruldu

Geliştirici ve kullanıcılardan oluşan bir topluluk tarafından test edilerek Raspberry Pi tek kart bilgisayarlar için kullanıma sunulan hızlı, kompakt ve verimli RISC OS’un Open RC15 sürümü, Steve Revill tarafından duyuruldu. İngiltere’nin Cambridge şehrinde, Acorn Computers Ltd. tarafından ve yeni Archimedes kişisel bilgisayar serisinde kullanılmak üzere tasarlanan bir sistem olan RISC OS; özellikle ARM yonga seti üzerinde çalışacak şekilde yapılandırılmıştır. UNIX, Linux veya mevcut herhangi bir sisteme dayalı olarak geliştirilmeyen sistem, yüzlerce düzeltme ve iyileştirmelerle geliyor. Yeni sürüm; yeni ve güncellenmiş uygulamaların yanı sıra, güncellenmiş JPEG desteği, EDID monitör algılama gibi özelliklere sahip bulunuyor. RISC OS Open RC15 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

RISC OS Open RC15 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 21, 2017 11:27 AM

ROSA Fresh R9 duyuruldu

Linux tabanlı çözümler geliştiren bir Rus şirketi olan ROSA tarafından geliştirilen ve Mandriva Linux’tan çatallanmış bir dağıtım olan ROSA’nın KDE 4 veya Plasma Masaüstü 5.9 masaüstü ortamlarıyla kullanıma sunulan Fresh R9 sürümü, Vladimir Potapov tarafından duyuruldu. Mandriva araçlarının çoğunu muhafaza eden sistem, 2016.1 paket platformunu temel alan ilk sürüm olma özelliği taşıyor. 4 yıllık teknik destek güvencesiyle gelen yeni sürüm, ROSA R8’e kıyasla pek çok teknik değişiklik içeriyor. ROSA Fresh R9 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu ya da sürüm noıtlarını inceleyebilirsiniz.

ROSA Fresh R9 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 21, 2017 11:07 AM

April 20, 2017

getGNU İnternet

WordPress 4.7.4 duyuruldu

Açık kaynak kodlu ve GNU Genel Kamu Lisansı ile lisanslı dünyanın en çok kullanılan içerik yönetim sistemlerinden (CMS) biri olan WordPress’in 4.7.3 sürümü, Pascal Birchler tarafından duyuruldu. WordPress 4.7’nin hemen hemen altmış milyon kez yüklenmesinden sonra, bir bakım sürümü olan WordPress 4.7.4’ün kullanıma sunulduğunu duyurmaktan memnuniyet duyduklarını söyleyen Birchler; sürümün 47 iyileştirme içerdiğini ifade etti. Birchler; WordPress 4.7.4’ye katkıda bulunan herkese teeşekkür ettiklerini söyledi. WordPress 4.7.4 hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

WordPress 4.7.4 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 20, 2017 08:43 PM

Tor Browser 7.0a3 duyuruldu

İnternet üzerinde kişisel bilgileri gizleyebilme ve anonim olma olanağı sağlayan ünlü güvenlik aracı Tor Browser’in 7.0a3 sürümü duyuruldu. Firefox için önemli güvenlik güncellemeleri içeren sürüm, çeşitli hata düzeltmeleri ve iyileştirmeler içeriyor. Bunun, Firefox ESR 52’yi temel alan ilk alfa sürümü olduğu belirtilirken, Torbutton ve Tor Launcher ile ilgili tüm yamaların güncellendiği ifade edildi. Tor Browser 7.0a2’den bu yana Firefox’un 52.1.0 esr’ye güncellendiği ifade edilirken, Tor’un 0.3.0.5-rc, Torbutton’un ise 1.9.7.2 sürümlerine güncellendiği belirtildi. Çeşitli çeviri güncellemelerinin de gerçekleştirildiği söyleniyor. Bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatılırken, test eden kullanıcıların tespit ettikleri hataları rapor etmeleri rica edildi. Tor Browser 7.0a3 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Kuşkusuz, bu trafiğin şöyle bir dezavantajı da vardır. Birçok sitenin açılması çok uzun sürebilmektedir. Ancak, kullanıcı .onion uzantılı web sitesini yayınlayarak bu sayede Tor Browser üzerinden yayınladığı siteye girişin hızlı olmasını sağlayabilir. Ayrıca bu siteye normal browserlar ile erişilemeyecektir, siteye yalnızca Tor Browser kullananlar ulaşabileceklerdir. Yani mükemmel bir şekilde gizlenmiş bir web sayfasıdır söz konusu olan. Tor Browser 7.0a3 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 20, 2017 06:32 PM

Wine 2.0.1 duyuruldu

2.6 geliştirme sürümü 14 Nisan 2017‘de duyurulan Wine’in yeni kararlı sürümü 2.0.1, Michael Stefaniuc tarafından duyuruldu. Yeni sürümün, 3D yapılar için daha fazla destek ile geldiğini söyleyen Stefaniuc; DirectWrite’da daha iyi yazı tipi dönüşümleri sağlayan yazılımda pek çok hatanın düzeltildiğini belirtti. Bu arada, Can Taşan dostumuzun belirttiğine göre : “Wine artık tam Türkçe desteği içeriyor ve Türk lirasının simgesi de yazılıma eklenmiş bulunuyor.Half-Life 2′den Counter-Strike ve WoW’a pek çok ilgi çekici oyunun GNU/Linux sistemde oynanabilmesini olanaklı kılan Wine’ın yeni kararlı sürümü 2.0.1 hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Wine 2.0.1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 20, 2017 06:05 PM

Qemu 2.9.0 sürümüne güncellendi

Bir işletim sistemi içine başka bir işletim sistemi kurma olanağı sağlayan, Vmware tarzı bir yazılım olan QEMU‘nun 2.9.0 sürümü, Michael Roth tarafından duyuruldu. Qemu 2.9.0’ı duyurmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Roth; kimi hataları giderilen, çeşitli güvenlik düzeltmeleri ve geliştirmeler gerçekleştirilen sürüme ilişkin ayrıntıların değişiklikler sayfasından izlenebileceğini ifade etti. Önceki sürümleri kullanan kullanıcıların yeni sürüme yükseltme yapmaları gerektiğini hatırlatan Roth; katkıda bulunan herkese teşekkür ettiklerini belirtti. Qemu 2.9.0 hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

QEMU’u kurmak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

sudo aptitude install qemu

Grafiksel arayüz için:

sudo aptitude install qemu-launcher

Kurulum tamamlandı, artık yazılımı Donatılar başlığı altında bulabilirsiniz.

Dilerseniz bağlı olan ram miktarını da arttırabilirsiniz.

QEMU 2.9.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 20, 2017 05:22 PM

KDE Frameworks 5.33.0 duyuruldu

KDE topluluğu, Qt eklenti kütüphanelerinin en yeni sürümü olan KDE Frameworks 5.33.0’ı duyurdu. Geliştirme ekibinin KDE Frameworks 5.33.0’ı duyurmaktan çok mutlu olduğu belirtilirken, dost lisans şartları ile kütüphanelerin test edildiği, KDE Frameworks’un Qt için işlevselliği geniş bir yelpazede 70 eklenti kütüphanesi içerdiği ifade edildi. Bir dizi planlı aylık bültenin bir parçası olan sürüm, iyileştirmeleri mümkün hale getirme ve geliştiriciler için iyileştirmeleri kullanılabilir hale getirmenin planlananın bir parçası olduğu ifade ediliyor. KDE Frameworks 5.33.0 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Çeşitli dağıtımlar için paketlerin yüklenmesine yönelik yönergeleri burada bulabilirsiniz. KDE Frameworks 5.33.0 edinmek için bilgi sayfasına başvurabilirsiniz. Ayrıca, edinmek için buradan yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 20, 2017 05:10 PM

KDE Applications 17.04 RC Duyuruldu

KDE Applications’ın yeni sürümü 17.04’ün ilk sürüm adayı duyuruldu. Yalnızca hata düzeltmeleri ve çeviri güncellemelerini içeren yeni sürüm, kullanıcılar için güvenli ve keyifli bir güncelleme sağlıyor. Kaliteyi ve kullanıcı deneyimini korumak ve geliştirmek için kapsamlı bir teste ihtiyaç duyan yeni sürümün bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatılırken, test eden kullanıcıların tespit ettikleri hataları rapor etmeleri rica edildi. Sürümün kurulumuyla ilgili bilgilerin sürüm adayı bilgileri sayfasından edinilebileceği belirtiliyor. KDE Applications 17.04 RC hakkında daha fazla bilgi edinmek için kde.org’un resmi duyurusu ya da sürüm notları incelenebilir.

KDE Applications 17.04 RC edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 20, 2017 04:59 PM

April 19, 2017

getGNU İnternet

Tor Browser 6.5.2 duyuruldu

İnternet üzerinde kişisel bilgileri gizleyebilme ve anonim olma olanağı sağlayan ünlü güvenlik aracı Tor Browser’in 6.5.2 sürümü duyuruldu. Firefox için önemli güvenlik güncellemeleri içeren sürüm, çeşitli hata düzeltmeleri ve iyileştirmeler içeriyor. Firefox 45.9.0esr ve HTTPS-Everywhere to 5.2.14 içeren sürüm; NoScript to 5.0.2 ile geliyor. Çeşitli çeviri güncellemeleriyle gelen yeni sürümde, başlangıç komutunda, sistem tarafından yüklü Tor’un kullanılması” bölümünün güncelleştirilmesi gerektiği hatırlatıldı. Tor Browser 6.5.2 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Kuşkusuz, bu trafiğin şöyle bir dezavantajı da vardır. Birçok sitenin açılması çok uzun sürebilmektedir. Ancak, kullanıcı .onion uzantılı web sitesini yayınlayarak bu sayede Tor Browser üzerinden yayınladığı siteye girişin hızlı olmasını sağlayabilir. Ayrıca bu siteye normal browserlar ile erişilemeyecektir, siteye yalnızca Tor Browser kullananlar ulaşabileceklerdir. Yani mükemmel bir şekilde gizlenmiş bir web sayfasıdır söz konusu olan. Tor Browser 6.5.2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 19, 2017 08:19 PM

deepin 15.4 duyuruldu

İkinci sürüm adayı 7 Nisan 2017‘de duyurulan yalnızca İngilizce ve basitleştirilmiş geleneksel Çince versiyonları sunulan, Ubuntu tabanlı Çin kökenli kullanıcı dostu dağıtım deepin’in son derece özel ve sezgisel HTML 5 tabanlı deepin masaüstü ortamını içeren 15.4 sürümü, deepin ekibi tarafından duyuruldu. Kullanıcılar için güzel, kullanımı kolay, güvenli ve güvenilir bir sistem sunmak için çaba gösteren deepin’in yepyeni bir tasarıma sahip olduğu belirtilirken, sisteme geleneksel Çince (Hong Kong) ve Amharca dil desteğinin eklendiği söyleniyor. Kontrol Merkezi, yepyeni bir tasarım ile sunulurken, ana sayfada, çeşitli işlemleri daha kolay ve hızlı yapmak için kimi ögelerin kullanıma sunulduğu belirtiliyor. 4.9.8 Linux çekirdeği üzerine yapılandırılan sistemin, donanım için daha iyi sürücüler içerdiği söyleniyor. deepin 15.4 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz

deepin 15.4 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 19, 2017 06:45 PM

Tails 2.12 duyuruldu

Sürüm adayı 8 Nisan 2017’de duyurulan İrlanda kökenli, Debian GNU/Linux tabanlı ve internet taraması sırasında güçlü kişisel gizlilik ve anonimlik özellikleri içeren bir live DVD/USB dağıtımı olan Tails‘in 2.12 sürümünün finali duyuruldu. Tails 2.12’yi duyurmaktan mululuk duyduklarını söyleyen geliştirici ekip; özellikle Tor’un yeni kurulumunun daha iyi çalışıp çalışmadığına ilişkin geri bildirim almak istediklerini belirtiyor. 4.9.13 Linux çekirdeği üzerine yapılandırılan sistem, Audacity’ye ek olarak ses kaydetmek için çok basit bir uygulama sağlamak üzere GNOME Sound Recorder içeriyor. Tails 2.12 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Tails 2.12 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 19, 2017 05:50 PM

cURL 7.54.0 duyuruldu

cURL ve liburl adlı iki kısımdan oluşan, özgür ve açık kaynak kodlu bir yazılım olan cURL, 7.54.0 sürümüne güncellendi. Veri aktarmak için komut satırlarında veya komut dosyalarında kullanılan cURL’un yeni sürümünün arabalar, televizyonlar, yönlendiriciler, yazıcılar, ses ekipmanları, cep telefonları, tabletler, set üstü kutular, medya oynatıcıları gibi platformlarda kullanılan ve milyarlarca insanı her gün etkileyen binlerce yazılım uygulaması için internet üzerinden aktarma omurgası işlevi gören bir yazılım olduğu ifade edildi. cURL kütüphanesi; curl_init(), curl_setopt(), curl_exec(), curl_close(), curl_getinfo() gibi fonksiyonlara sahiptir. cURL;   FTP , FTPS, HTTP, HTTPS, TELNET, DICT, FILE ve LDAP gibi protokolleri destekler. Pek çok platformda çalışmak üzere tasarlanmış olan   libcurl ise ücretsiz , hızlı, IPv6 uyumlu , ve daha pek çok zengin özelliğe sahip olan bir kütüphanedir. cURL;   RedHat , Debian , FreeBSD gibi pek çok sistemle birlikte ön tanımlı olarak gelmektedir. cURL 7.54.0 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için değişiklikler sayfasını inceleyebilirsiniz.

cURL 7.54.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 19, 2017 05:33 PM

Mutt e-posta istemcisi 1.8.2 çıktı

Düşük kaynak kullanımıyla ön plana çıkan, fazlasıyla yapılandırılabilir bir komut satırı e-posta istemcisi olan Mutt; 1.8.2 sürümüne güncellendi ve sürüme ilişkin paketler indirilmek üzere yansılardaki yerini aldı. Bir hata düzeltme sürümü olduğu belirtilen yeni sürüm, 1.8.1 sürümünde karşılaşılan GnuPG etkenini içeren bir problemi gidermiş bulunuyor. Küçük ama çok güçlü bir metin tabanlı posta istemcisi olan Mutt’un yeni sürümü, POP3 ve IMAP desteği dışında renk desteği de sunuyor. Yalnızca e-posta okumak için tercih edilen Mutt; bir metin editörü, POP/IMAP posta alıcısı ve MTA ile birlikte tam teşekküllü bir e-posta istemcisi olmaktadır. Mutt’un konfigürasyon dosyalarını, kullanıcının $HOME dizinindeki .muttrc klasörü içinden takip edebilirsiniz. Debian GNU/Linux ve türevi sistemlere aptitude install mutt komutuyla kolaylıkla kurabileceğiniz Mutt’un 1.8.1 sürümü hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için resmi duyurusu yapıldıktan sonra projenin anasayfasını ya da güncelleme sayfasını inceleyebilir ya da Kevin McCarthy tarafından buraya düşülen bildiriyi inceleyebilirsiniz.

Mutt 1.8.2 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanalabilirsiniz.

by filozof at April 19, 2017 05:18 PM

VirtualBox 5.1.20 duyuruldu

Oracle VirtualBox’ın çeşitli kararlılık iyileştirmeleri içeren ve kimi problemleri giderilen 5.1.20 sürümü duyuruldu. Sürüme ait paketler indirilmek üzere yansılarda yerini aldı. Bunun, çeşitli hata düzeltmeleri içeren bir bakım sürümü olduğu ifade ediliyor. Bir sanallaştırma yazılımı olan VirtualBox, Sun’ın Ocak 2010′da Oracle tarafından satın alınmasıyla Oracle VM VirtualBox adını almış bulunuyor. Bilindiği gibi; sanal makine yazılımları, donanımın, çalışan işletim sistemiyle paylaştırılmasını sağlarlar. Başka deyişle, bir işletim sistemi üzerinde diğer birini kurup kullanabilmenizi mümkün kılarlar. VirtualBox; başta GNU/Linux, Windows ve Mac OS X olmak üzere pek çok sisteme destek veriyor. Deneyimsiz kullanıcıların da fazla zorlanmadan kullanabildikleri VirtualBox, ücretsiz ve açık kaynak kodlu bir yazılım. VirtualBox 5.1.20 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için bu değişiklikler sayfasını inceleyebilirsiniz.

VirtualBox 5.1.20 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 19, 2017 05:04 PM

Mozilla Firefox 53.0 çıktı

Hızlı, işlevsel ve açık kaynak kodlu internet tarayıcısı Mozilla Firefox, 53.0 sürümüne güncellendi. Henüz resmi duyurusu yapılmamış olan yeni sürüm hakkında daha geniş bilgi edinmek için, sürüm duyurusu yayımlandıktan sonra sürüm notlarını inceleyebilirsiniz. Güvenlik, kararlılık, hız ve daha fazlası” ilkesi ile yoluna devam eden tarayıcı; casus yazılımlara, virüslere ve istenmeden açılan pencerelere karşı geliştirilen koruma kalkanına, yemleme korumasına sahip ve getirdiği binlerce yararlı eklentiyle istenilen biçimde kişiselleştirilebiliyor. Çeşitli güvenlik düzeltmeleri ve kimi sorunların çözümünü içeren yeni sürümde, hızlı JavaScript performansı sağlanmış bulunuyor. Çoğu eklenti Firefox ile öntanımlı biçimde uyumlu kullanılabiliyor. HTML5, XHR, MathML, SMIL için destek standartları geliştirilen; kimi kararlılık sorunları da giderilen Mozilla Firefox, web ve eklenti geliştiricileri için donanımsal hızlandırılmış grafikler ve HTML5 teknolojileri gibi yetenekleriyle ve önemli ölçüde iyileştirilen JavaScript performansı ile geliyor. Firefox; dünyanın çeşitli yerlerindeki Mozilla topluluk üyelerinin katkılarıyla 80′den fazla dilde kullanılabiliyor.

Mozilla Firefox 53.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

Sürüm duyurusu yayımlandıktan sonra;

by filozof at April 19, 2017 11:48 AM

April 18, 2017

getGNU GNU/Linux

Yazılım Niçin Özgür Olmalıdır?

Yazılımın varlığı, kullanımına ilişkin kararların nasıl verilmesi gerektiği sorusunu gündeme getirmektedir. Örneğin, bir programın kopyasına sahip bir bireyin, kopya isteyen başka bir bireyle karşılaştığını varsayalım. Bu bireylerin programı kopyalaması mümkündür; bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine kim karar vermelidir? İlgili bireyler mi? Ya da “sahip” olarak adlandırılan başka bir taraf mı? Yazılım geliştiricileri, tipik olarak bu soruları, cevaba ilişkin ölçütü, geliştiricilerin kârını maksimuma çıkarma varsayımına bağlı olarak değerlendirmektedir. İşin politik gücü, hükümetin hem bu ölçütleri hem de geliştiriciler tarafından önerilen cevabı benimsemesine neden olmuştur: programın, tipik olarak geliştirilmesinde bulunan bir şirket olan bir sahibi vardır.

Aynı soruyu farklı bir ölçüt kullanarak değerlendirmek istiyorum: genel olarak toplumun refahı ve özgürlüğünü göz önünde bulundurarak.

Bu yanıt, mevcut kanun tarafından belirlenemez, kanun, etiğe uymalıdır, bunun tersi olmamalıdır. Olası yanıtları sunabilmesine rağmen, mevcut uygulama bu sorunun cevabını vermez. yanıtlandırmanın tek yolu, yazılım sahibinin tanımlanması ile kimlerin zarar gördüğü, zararın niçin ve ne kadar olduğu ve kime yardım ettiğinin görülmesidir. Başka bir deyişle, ürünlerin üretilmesi kadar, bir bütün olarak toplum tarafında tam anlamıyla özgürlüğü de dikkate alarak bir maliyet-kâr analizi gerçekleştirmeliyiz.

Bu yazıda, sahipliğin var olmasının etkilerini açıklayacak ve sonuçların zararlı olduğunu göstereceğim. Vardığım sonuç, programcıların, yazmış olduğumuz yazılımı, paylaşma, yeniden dağıtma, üzerinde çalışma ve geliştirme konusunda yüreklendirme görevine sahip olduğudur: başka bir deyişle, özgür yazılım yazma konusunda insanları yüreklendirmek görevimizdir.(1)

Yazılım Sahipleri Güçlerini Nasıl Haklı Gösterir?

Programların mülkiyet altında olduğu mevcut sistemden faydalananlar, programları sahiplenme isteklerini desteklemek için iki sav sunar: duygusal sav ve ekonomik sav.

Duygusal sav şu şekildedir: “Alın terimi, kalbimi, ruhumu bu programa koydum. Bu program benden gelmektedir, bu program benimdir!”

Bu savın yanlış olduğunun kanıtlanması gerekmez. Bağlılık duygusu, kendilerine uygun olduğunda programcıların kazandığı bir duygudur; kaçınılmaz bir duygu değildir. Örneğin, aynı programcıların, bir maaş karşılığında yazılımlarının tüm haklarını büyük bir firmaya devrettiği durumu düşünelim; duygusal bağlılık esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Bunun zıttı olarak, çalışmalarına imzalarını bile atmayan ortaçağ zamanlarının büyük sanatçılarını ve zanaatçılarını düşünelim. Onlara göre, sanatçının adı önemli değildi. Önemli olan çalışmanın yapılması, ve hizmet edeceği amaçtı. Bu görüş, yüzlerce yıl hüküm sürdü.

Ekonomik sav şu şekildedir: “Zengin olmak istiyorum (genellikle “ekmeğini kazanmak” ifadesiyle karıştırılmaktadır) ve programlama yaparak zengin olmama izin vermezseniz, o zaman programlama yapmayacağım. Herkes benim gibidir, bu nedenle, hiç kimse program yapmayacaktır. Ve o zaman elinizde hiçbir program olmayacak!” Bu tehdit, genellikle arkadaşça bir tavsiye altında gizlenmektedir.

Daha sonra bu tehdidin niçin bir blöf olduğunu açıklayacağım. İlk olarak, savın başka bir biçiminde görülebilir olan bir kapalı varsayıma işaret etmek istiyorum.

Bu ifade etme, hiçbir programın olmadığı durumla özel mülk bir programın sosyal yararının karşılaştırılmasıyla başlar ve daha sonra bir bütün olarak özel mülk yazılım gelişiminin yararlı olduğu ve cesaretlendirilmesi gerektiği sonucuna varır. Buradaki yanlış mantık, iki sonucun, özel mülk yazılımın olması durumu ile hiçbir yazılımın olmaması durumu, karşılaştırılmasındadır ve başka hiçbir olasılığın olmadığı varsayılmaktadır.

Yazılım telif hakkı sistemi söz konusu olduğunda, yazılım gelişimi genellikle yazılımın kullanımını kontrol eden bir sahibin varlığıyla ilişkilidir. Bu ilişki var olduğu sürece, her zaman özel mülk yazılımın var olması ya da hiçbir yazılımın var olmaması seçeneğiyle karşı karşıya kalırız. Ancak, bu ilişki yapısal ya da önlenemeyen bir ilişki değildir; bu, sorgulamakta olduğumuz özel sosyal/yasal kararın bir sonucudur: bu, yazılım sahipliğinin olup olmaması kararıdır. Özel mülk yazılımın var olması – hiçbir yazılımın var olmaması arasındaki tercihin formülize edilmesi, sorgulanmayı gerektirmektedir.

Sahiplerin Olmasına Karşı Sav

Şu anda soru şudur: “Yazılımın gelişimi, kullanımının kısıtlanması amacıyla sahiplerinin olmasıyla ilişkilendirilmeli midir?”

Buna karar vermek için, bu iki eylemin her birinin toplum üzerindeki etkisini birbirinden bağımsız olarak değerlendirmemiz gerekir: yazılımın geliştirilmesinin etkisi (dağıtım terimlerinden bağımsız olarak) ve kullanımının sınırlanmasının etkisi (yazılımın geliştirilmiş olduğu varsayılarak). Bu eylemlerden biri yararlı ve diğeri de zararlı ise, o zaman ilişkiyi bırakmamız ve yalnızca yararlı olan eylemi gerçekleştirmemiz daha iyidir.

Bu durumu farklı bir şekilde ortaya koyarsak, halihazırda geliştirilmiş olan bir programın dağıtılmasının kısıtlanması toplum için zararlı ise, o zaman etik bir yazılım geliştiricisi, bu seçeneği reddedecektir.

Paylaşmanın kısıtlanmasının etkisini belirlemek için, kısıtlı (başka bir deyişle, özel mülk) bir programın toplum için değerini, aynı programın herkes için ulaşılabilir olduğu durumdaki değeriyle karşılaştırmamız gerekir. Bu, iki dünyanın karşılaştırılması anlamına gelmektedir.

Bu çözümleme, ayrıca şu şekilde yapılan basit karşı savı da yanıtlamaktadır. “komşuya programın bir kopyasının verilmesinin yararı, programın sahibine verilen zarar nedeniyle yok olmaktadır.” Bu karşı sav, zararın ve faydanın eşit büyüklükte olduğunu varsaymaktadır. Çözümleme, iki büyüklüğün karşılaştırılmasını içermektedir ve faydanın daha büyük olduğunu göstermektedir.

Bu savı açıklığa kavuşturmak için, bu savı başka bir alana uygulayalım: yol inşaatı.

Bütün yolların finansmanı geçiş ücretleriyle sağlanabilir. Bu, tüm cadde köşelerinde geçiş ücreti stantlarının olmasını gerektirecektir. Bu gibi bir sistem, yolları iyileştirmek için büyük bir istenç sağlayacaktır. Ayrıca herhangi belirli bir yolun kullanıcılarının söz konusu yol için ödeme yapmasına neden olacaktır. Ancak, geçiş ücreti standı, düzgün bir biçimde araba sürülmesine ilişkin yapay bir engeldir, yapaydır çünkü yolların ya da arabaların nasıl çalıştığının bir sonucu değildir.

Yararları açısından ücretli ve ücretsiz yolları karşılaştırırsak, geçiş ücreti stantlarına sahip olmayan yolların inşaatının ve çalıştırılmasının daha ucuz olduğunu, daha güvenli ve kullanımının daha etkin olduğunu görürüz(2). Fakir bir ülkede, geçiş ücretleri, yolları birçok vatandaş için daha elverişsiz hale getirmektedir. Bu nedenle, geçiş ücreti standı olmayan yollar, topluma daha düşük maliyette daha fazla fayda sunmaktadır; toplum için daha çok tercih edilmektedir. Bu nedenle toplumun, yolların finansmanını geçiş ücreti stantları yerine başka bir şekilde sağlaması gereklidir. Bir kere inşaa edildikten sonra, yolların kullanımı ücretsiz olmalıdır.

Geçiş ücreti stantlarının savunucuları finansmanın sağlanması için tek yol olarak bu stantları önerdiklerinde, mevcut tercih olanaklarını bozarlar. Geçiş ücreti stantları finansman sağlamaktadır ancak başka bir şeyi daha yapmaktadır: aslında, yolun kalitesini bozmaktadır. Geçiş ücretli yol, ücretsiz (özgür) yol kadar iyi değildir; bu, ücretsiz yolların yerine geçiş ücretli yolların geçeceği anlamına geliyorsa, daha iyi ya da teknik olarak üstün yolların iyi bir sonuç vermeyebileceğini gösterir.

Tabi ki, ücretsiz bir yolun inşaatının da maliyeti vardır ve bu maliyeti, kamunun bir şekilde ödemesi şarttır. Ancak, bu, geçiş ücreti stantlarının önlenemez olduğu anlamına gelmez. Her iki durumda da ücret ödemesi gereken bizler için, ücretsiz bir yolun satın alınması paramızın daha iyi değerlendirilmesini sağlayacaktır.

Geçiş ücreti olan bir yolun, hiç yolun olmamasından daha kötü olduğunu söylemiyorum. Bu, geçiş ücretinin hiç kimsenin yolu kullanamayacağı kadar yüksek olduğu durumda geçerli olurdu, ancak bu, bir geçiş ücreti toplayıcısı için muhtemel olmayan bir politikadır. Ancak, geçiş ücreti stantları önemli harcama ve elverişsizliğe neden olduğu sürece, finansmanın daha az engelleyici bir biçimde sağlanması daha iyidir.

Yazılım gelişimine aynı savı uygulayarak, şimdi yararlı yazılım programları için “geçiş ücreti stantlarının” olmasının topluma pahalıya mal olduğunu göstereceğim: programların oluşturulmasının daha pahalıya mal olmasına, ortaya çıkan ürünün daha pahalı olmasına ve kullanımının daha az tatmin edici ve daha verimsiz olmasına neden olmaktadır. Bunu, program yapısının başka bir şekilde desteklenmesi gerektiği sonucu izleyecektir. Daha sonra, yazılım gelişiminin desteklenmesi ve (gerçekte gerekli olduğu dereceye kadar) finanse edilmesi için başka yöntemleri açıklamaya devam edeceğim.

Yazılımın Engellenmesi ile Verilen Zarar

Bir an için bir programın geliştirilmiş olduğunu ve gelişimi için her türlü gerekli bedelin ödendiğini düşünün; şimdi toplum, programı özel mülk yapmak ya da özgür paylaşım ve kullanım için izin vermek arasında bir tercih yapmalıdır. Programın varlığı ve ulaşılabilirliği istenen bir şeydir.(3)

Programın dağıtımı ve değiştirilmesi üzerindeki sınırlamalar kullanımını kolaylaştıramaz. Bu sınırlamalar yalnızca zarar vericidir. Bu nedenle etkileri yalnızca olumsuz olabilir. Ancak ne kadar? Ve ne çeşit?

Bu gibi bir engellemeden dolayı üç farklı maddi zarar seviyesi vardır:

  • Daha az sayıda insan programı kullanmaktadır.
  • Kullanıcıların hiçbiri programı uyarlayamaz ya da onaramaz.
  • Diğer geliştiriciler programdan bir şeyler öğrenemez ya da yeni çalışmalar için programı temel alamaz.

Her bir maddi zarar seviyesi, eşlik eden bir psiko-sosyal zarar biçimine sahiptir. Bu, insanların kararlarının sonraki duyguları, yaklaşımları ve yatkınlıkları üzerindeki etkisine gönderme yapmaktadır. İnsanların düşünme yollarındaki bu değişiklikler daha sonra diğer insanlarla ilişkilerinde ek bir etkiye sahip olacaktır ve maddi sonuçlara neden olabilir.

Maddi zararın üç seviyesi, programın katabildiği değerin bir kısmını tüketebilir ancak sıfıra indiremez. Programın değerinin neredeyse tümünü harcarlarsa, o zaman programın yazılması en azından programı geliştirmek için harcanan emek şeklinde topluma zarar verir. Satılması kârlı olan bir program birtakım net doğrudan maddi fayda sağlamalıdır.

Ancak, eşlik eden psiko-sosyal zarar hesaba katıldığında, özel mülk yazılım gelişiminin verebildiği zararın bir sınırı yoktur.

Programların Kullanımının Sınırlandırılması

İlk zarar seviyesi, programın basit bir biçimde kullanımına engel olmaktadır. Bir programın kopyalanması hemen hemen sıfır marjinal maliyete sahiptir (ve işi kendiniz yaparak bu maliyeti ödeyebilirsiniz), bu nedenle özgür bir piyasada, hemen hemen sıfır fiyata sahip olacaktır. Lisans ücreti, programın kullanılmasına ilişkin önemli bir engelleyici etkendir. Geniş çaplı olarak yararlı olan bir program özel mülk ise, çok daha az sayıda insan bu programı kullanacaktır.

Bir programın topluma sağlayacağı toplam katkının programa bir sahip atanmasıyla azalacağı kolayca görülebilir. Programı kullanmak için ödeme yapması gereken programın her bir potansiyel kullanıcısı, ödeme yapmayı seçebilir ya da programı kullanmaktan vazgeçebilir. Kullanıcı ödeme yapmayı tercih ettiği zaman, iki taraf arasında toplamı sıfır olan bir para transferi gerçekleşmektedir. Ancak bir kimse programın kullanımından vazgeçmeye karar verdiğinde, bu durum, o kimseye zarar verir ve de bu durumun kimseye yararı olmaz. Negatif sayılarla sıfırların toplamı negatif olmalıdır.

Ancak bu, programı geliştirmek için gerekli çalışma miktarını azaltmamaktadır. Sonuç olarak, saatlik çalışma başına sağlanan kullanıcı memnuniyeti açısından tüm sürecin verimi azalır.

Bu, programlar, arabalar, sandalyeler ya da sandviçlerin kopyaları arasındaki önemli farklı yansıtır. Bilim kurgu filmlerinin dışında fiziksel nesneler için hiçbir kopyalama makinesi yoktur. Ancak programların kopyalanması kolaydır; herhangi bir kimse, çok az çabayla istendiği kadar kopya oluşturabilir. Fiziksel nesneler için bu geçerli değildir çünkü madde korunmaktadır: her bir yeni kopya, ilk kopyanın yapılış şekliyle aynı şekilde hammaddelerden yapılmalıdır.

Maddi nesneler söz konusu olduğunda, bu nesnelerin kullanımına ilişkin engelleyici durum anlamlıdır çünkü daha az nesnenin satın alınması, bu nesneleri yapmak için daha az hammadde ve çalışmanın gerekli olduğu anlamına gelmektedir. Genelde üretim süreci üzerine dağıtılmış bir başlangıç maliyetinin ve bir geliştirme maliyetinin olduğu gerçektir. Ancak üretimin marjinal maliyeti önemli olduğu sürece, geliştirme maliyetinin bir kısmının eklenmesi niteliksel bir fark yaratmamaktadır. Ve sıradan kullanıcıların özgürlüğünde kısıtlamaların olmasını gerektirmemektedir.

Ancak, aksi takdirde özgür olacak olan bir şey üzerinde bir fiyatın dayatılması niteliksel bir değişikliktir. Yazılım dağıtımı için merkezi olarak dayatılan bir ücret güçlü bir engelleyici durum haline gelmektedir.

Dahası, şimdi uygulandığı gibi merkezi üretim, yazılımın kopyalarının sunulması aracı olarak bile etkin değildir. Bu sistem gereksiz paketleme, dünya genelinde çok sayıda paketin taşınması ve satış için depolanmasındaki fiziksel disklerin ya da teyplerin iliştirilmesini içermektedir. Bu maliyet, işin yapılmasının masrafı olarak sunulmaktadır; gerçekte, sahiplerin olması nedeniyle oluşan boşa harcamanın bir kısmıdır.

Sosyal Uyumun Zarar Görmesi

Kendinizin ve komşunuzun belirli bir programın çalışmasını yararlı bulacağını varsayın. Komşunuz açısından etik olarak bakıldığında, durumun uygun bir şekilde gerçekleşmesinin programın her ikiniz tarafından kullanılmasını mümkün kılacağını hissetmelisiniz. Programın yalnızca biriniz tarafından kullanılması ve diğerinin kısıtlanması önerisi, ara bozucu bir öneridir komşunuz da siz de bu durumu kabul edemezsiniz.

Tipik bir yazılım lisans anlaşması imzalamak komşunuza ihanet etmek anlamına gelmektedir: “Komşumu bu programdan mahrum bırakmaya söz veriyorum böylece kendim için bir kopya edinebilirim.” Bu gibi tercihler yapan insanlar, komşulara yardım etmenin önemini basit görerek kendilerini haklı göstermek için iç psikolojik baskı hisseder, bu nedenle toplum ruhu zayıflar. Bu, programın kullanımından insanları vazgeçirmenin maddi zararıyla ilişkili olan psiko-sosyal zarardır.

Birçok kullanıcı, paylaşmanın reddedilmesinin hatalı olduğunu bilinçaltında hissetmektedir, bu nedenle bu kullanıcılar, lisansları ve kanunları görmezden gelmeye karar verir ve her şekilde programları paylaşırlar. Ancak genellikle bunu yaptıkları için suçlu hissederler. İyi komşu olmak için kuralları çiğnemenin gerekli olduğunu bilirler ancak kanunlara yine de önem verirler ve iyi bir komşu olmanın (ki öyledirler) utanç verici ya da ahlaksızca olduğu sonucuna varırlar. Bu da psiko-sosyal bir zarar çeşididir ancak bu lisansların ve kanunların hiçbir törel güce sahip olmadığına karar vererek bundan kaçınılabilir.

Programcılar ayrıca, çalışmalarını birçok kullanıcının kullanmasına izin verilmeyeceğini bilerek psikolojik zarar da görmektedir. Bu durum, siniklik ya da inkâr davranışına yol açmaktadır. Bir programcı, teknik olarak heyecan verici bulduğu çalışmayı coşkulu bir şekilde tanımlayabilir; o zaman “Kullanmama izin verilecek mi?” sorusunu duyduğunda yüzü düşer ve cevabın hayır olduğunu itiraf eder. Cesareti kırılmış hissetmemek için, çoğunlukla bu gerçeği görmezden gelir ya da bu konunun önemini en aza indirmek için sinik bir tutum benimser.

Reagan döneminden beri, A.B.D.’deki en büyük eksiklik konusu, teknik yenilik değil daha çok toplumun iyiliği için birlikte çalışma isteğidir. Toplum için birlikte çalışma isteği harcanarak teknik yeniliğin yüreklendirilmesi anlamsızdır.

Programların Uyarlanmasının Engellenmesi

Maddi zararın ikinci seviyesi programların uyarlanamamasıdır. Yazılımın değişikliklerinin kolaylaşması eski teknolojiye göre en büyük avantajlardan biridir. Ancak piyasada mevcut yazılımların birçoğu, satın alındıktan sonra bile değişiklik için elverişli değildir. Bir kara kutu gibi, almanız ya da bırakmanız için uygundur, hepsi bu.

Çalıştırabileceğimiz bir program, anlamı kapalı olan bir sayı serisinden oluşmaktadır. Hiç kimse, hatta iyi bir programcı bile, programın başka bir şey yapması için bu sayıları kolayca değiştiremez.

Programcılar normalde bir programın “kaynak kodu” ile çalışır, bu kaynak kodu, Fortran ya da C gibi bir programlama dilinde yazılmaktadır. Kullanılmakta olan verileri ve programın parçalarını göstermek için isimleri kullanır ve toplama için + ve çıkarma için – gibi sembollerle işlemleri temsil eder. Programcıların, programları okuması ve değiştirmesine yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Burada bir örnek mevcuttur; bu örnek, bir düzlemdeki iki nokta arasındaki uzaklığı hesaplamak için kullanılan bir programdır:

     float
     distance (p0, p1)
          struct point p0, p1;
     {
       float xdist = p1.x - p0.x;
       float ydist = p1.y - p0.y;
       return sqrt (xdist * xdist + ydist * ydist);
     }

Aşağıda aynı programın çalıştırılabilir biçimi gösterilmektedir, bilgisayarda normalde kullanılan:

     1314258944      -232267772      -231844864      1634862
     1411907592      -231844736      2159150         1420296208
     -234880989      -234879837      -234879966      -232295424
     1644167167      -3214848        1090581031      1962942495
     572518958       -803143692      1314803317

Kaynak kodu, programın her kullanıcısı için (en azından potansiyel olarak) yararlıdır. Ancak birçok kullanıcının, kaynak kodunun kopyalarına sahip olmasına izin verilmez. Genelde hiç kimse ondan bir şeyler öğrenmesin diye, özel mülk bir programın kaynak kodu, sahibi tarafından gizli tutulur. Kullanıcılar, yalnızca bilgisayarın çalıştıracağı anlaşılmaz sayı dosyalarını almaktadır. Bu, programın, yalnızca programın sahibi tarafından değiştirilebileceği anlamına gelmektedir.

Bir arkadaşım, bir keresinde bana bir bankada altı ay programcı olarak çalıştığını ve piyasada bulunan programlara benzer bir program yazdığını anlatmıştı. Piyasadan mevcut programa ilişkin kaynak kodunu alabilirse, kolayca ihtiyaçlarına göre ayarlayabileceğini söylemişti. Banka, bunu almak için ödeme yapmak konusunda istekliydi ancak buna izin verilmemekteydi, kaynak kodu sırdı. Bu nedenle, altı ay çalışması gerekliydi, bu, bu büyük üründe hatırı sayılır bir çalışmaydı ancak gerçekte boşa giden bir çalışmaydı.

MIT Yapay Zeka Laboratuarı 1977 yılı civarında Xerox’tan hediye olarak bir grafik yazıcısı aldı. Bu yazıcı, birçok yararlı ekleme yaptığımız özgür yazılım tarafından çalıştırılmaktaydı. Örneğin, yazılım, bir yazdırma işinin tamamlanması üzerine bir kullanıcıyı derhal bilgilendirecekti. Yazıcıda ne zaman kağıt sıkışması ya da kağıtsız kalma gibi bir sorun olsa, yazılım, derhal yazdırma işlerini sıraya koyarak tüm kullanıcıları bilgilendirmekteydi. Bu özellikler düzgün çalışmayı sağlamaktaydı.

Daha sonra Xerox, YZ Laboratuarına, ilk lazer yazıcılarından biri olan daha yeni, daha hızlı bir yazıcı verdi. Bu yazıcı, bu iş için atanan bir bilgisayarda çalışan özel mülk bir yazılım tarafından sürülmekteydi, bu nedenle en sevdiğimiz özelliklerin hiçbirini ekleyemedik. Bir yazdırma işi, bu bilgisayara gönderildiğinde ancak iş gerçekten de yazdırıldığında (ve gecikme genelde önemli orandaydı) bir bildirim almıyorduk. İşin gerçekten de ne zaman yazdırıldığının bulunması için bir yol yoktu; yalnızca tahmin yürütebiliyordunuz. Ve bir kağıt sıkışması olduğunda, hiç kimse bilgilendirilmiyordu, bu nedenle yazıcı genellikle hiç kimse tarafından tamir edilmeden bir saat öylece duruyordu.

YZ Laboratuarındaki sistem programcıları muhtemelen programın orijinal yazarları gibi bu gibi problemleri çözebilmekteydi. Xerox, bu gibi problemlerin çözülmesiyle ilgilenmiyordu ve bizi bu konuda engellemeyi tercih etti, bu nedenle problemleri kabul etmeye zorlandık. Bu problemler hiçbir zaman giderilmedi.

Birçok iyi programcı bu hüsranı yaşadı. Banka, derme çatma hazırlanmış olan programdan yeni bir program yazarak problemi çözmeyi başarmıştı ancak ne kadar yetenekli olursa olsun tipik bir kullanıcının tek yapabileceği şey vazgeçmekti.

Bu vazgeçiş, insanda kendine güven anlamında psiko-sosyal zarara neden olmaktadır. İhtiyaçlarınıza uygun olarak yeniden düzenleyemeyeceğiniz bir evde yaşamak cesaret kırıcıdır. Birinin hayatının diğer yönlerini etkileyecek şekilde yayılabilen kabullenmeye ve cesaret kırmaya neden olur. Bu şekilde hisseden insanlar mutsuzdur ve iyi çalışma yapamazlar.

Yemek tariflerinin yazılımla aynı şekilde biriktirilmiş olduğu durumu hayal edin. Şöyle diyebilirsiniz: “Tuzunu azaltarak bu yemek tarifini nasıl değiştiririm?” ve büyük şef şu şekilde yanıt verir: “Beynimin ve damak tadımın bir sonucu olan benim yemek tarifime, tarifi kurcalamaya çalışarak nasıl hakaret edersin? Yemek tarifimi değiştirme ve onu daha güzel yapma hakkına sahip değilsin!”

“Ama doktorum tuz yememem gerektiğini söyledi! Ne yapabilirim? Benim için tuzu çıkaramaz mısınız?”

“Bunu memnuniyetle yaparım; ücretim yalnızca $50,000’dir.” (Sahibin değişiklikler üzerinde tekeli olduğu için, ücret yüksektir.) “Ancak, şimdi zamanım yok. Deniz Kuvvetleri Departmanı’na gemi bisküvileri için yeni bir tarif tasarlamam gerekiyor. İki yıl sonra sizin işinizi görürüm.”

Yazılım Geliştirmenin Engellenmesi

Üçüncü maddi zarar seviyesi, yazılım geliştirmeyi etkilemektedir. Yazılım geliştirme, bir kimsenin mevcut bir programı aldığı ve yeni bir özellik için parçalarını yeniden yazdığı ve daha sonra başka bir insanın başka bir özellik eklemek için parçaları yeniden yazdığı evrimsel bir süreç olarak alışılageldi ve bazı durumlarda, bu yirmi yıllık bir periyot boyunca devam etti. Bu arada, programın parçaları, başka programların başlangıçlarını oluşturmak üzere alınacak ve orada kullanılacaktır.

Sahiplerin var olması bu gelişim tipini engellemektedir, bir program geliştirilirken, derme çatma olarak hazırlanmış bir parçadan çalışılmaya başlanmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca genç pratisyenlerin, yararlı teknikleri öğrenmek için mevcut programları çalışmasını ya da hatta büyük programların yapılandırılabilmesini de önler.

Sahipler ayrıca eğitimi de önlemektedir. Bilgisayar bölümünde büyük bir programın kaynak kodunu hiçbir zaman görmemiş zeki öğrencilerle karşılaştım. Küçük programları yazma konusunda başarılı olabilirler ancak başkalarının nasıl yaptığını göremezlerse, büyük programları yazma konusunda farklı özellikleri öğrenmeye başlayamazlar.

Herhangi bir entelektüel alanda, birileri diğerlerinin omuzlarına çıkarsa, daha büyük yüksekliklere ulaşabilirler. Ancak yazılım alanında artık buna izin verilmemektedir, kendi firmanızda diğer insanların omuzlarına çıkabilirsiniz.

İlgili psiko-sosyal zarar, ülkeleri savaşta olsa bile, bilim adamlarının iş birliği yapmasını sağlayacak kadar güçlü olmuş olan bilimsel işbirliğinin ruhunu etkilemektedir. Bu ruhta, laboratuarlarını Pasifik’teki bir adada bırakan Japon oşinograflar, ABD Deniz Kuvvetleri için çalışmalarını dikkatli bir şekilde korumuş ve çalışmalarına iyi bakmaları için ABD Deniz Kuvvetlerine bir not bırakmışlardır.

Kâra ilişkin uyuşmazlık, uluslar arası uyuşmazlığın ayırdığına zarar vermiştir. Bugünlerde, birçok alandaki bilim adamı, deneyini diğerlerinin tekrarlamasını olanaklı kılmak için yayınlarında yeterince bilgi vermemektedirler. Yalnızca okuyucuların ne kadarını yapabileceklerine şaşırmalarına yetecek kadar bilgi sunarlar. Bu, rapor halinde sunulan kaynak kodunun genelde sır olduğu bilgisayar biliminde de kesinlikle benzer şekildedir.

Paylaşımın Nasıl Kısıtlandığı Önemli Değildir

İnsanların bir programın kopyalanması, değiştirilmesi ve üzerine bazı yapı taşlarının konulmasının önlenmesinin etkilerini açıkladım. Bu engellemenin nasıl gerçekleştiğini açıklamadım çünkü bu, sonucu etkilememektedir. Kopya koruması ya da telif hakkı, lisanslar ya da şifreleme ya da ROM kartları ya da donanım seri numaraları ndan hangisi ile yapılırsa yapılsın, kullanımı önlemede başarılı olursa, zarar vericidir.

Kullanıcılar, bu yöntemlerin bazılarını diğerlerinden daha uygunsuz bulmaktadır. Zannediyorum ki, en çok nefret edilen metotlar, hedeflerini gerçekleştiren metotlardır.

Yazılım Özgür Olmalıdır

Bir programın sahibinin olmasının, programın değiştirilmesinin ya da kopyalanmasının kısıtlanmasının, engelleyici olduğunu göstermiştim. Negatif etkileri yaygın ve önemlidir. Ortaya çıkan sonuç toplumda, programlar için sahipler olmamalıdır.

Toplumun ihtiyaç duyduğu şeyi anlamanın başka bir yolu özgür yazılımdır ve özel mülk yazılım kötü bir ikamedir. Bunun cesaretlendirilmesi ihtiyaç duyduğumuz şeyi almanın gerçekçi bir yolu değildir.

Vaclav Havel, bize şunu tavsiye etmiştir: “Bir şey için, başarılı olma şansına sahip olduğu için değil iyi olduğu için savaşın.” Özel mülk yazılım yapan bir şirket, kendi dar anlamında başarı şansına sahiptir ancak bu, toplum için iyi olan şey değildir.

İnsanlar Niçin Yazılım Geliştireceklerdir?

Telif hakkını insanları yazılım geliştirmeye cesaretlendiren bir araç olarak kabul edersek, ilk başta daha az yazılım geliştirilecektir ancak söz konusu yazılım daha yararlı olacaktır. Genel olarak sağlanan kullanıcı memnuniyetinin daha az olup olmayacağı açık değildir; ancak öyleyse ya da herhangi bir şekilde bu kullanıcı memnuniyetini arttırmak istersek, gelişimi yüreklendirmek için başka yollar vardır, tıpkı yollarda para toplamak için geçiş ücreti stantlarının dışında başka alternatiflerin de olması gibi. Bunun nasıl olabileceği hakkında konuşmadan önce, ilk olarak yapay cesaretlendirmenin gerçekten ne kadar gerekli olduğunu sorgulamak isterim.

Programlama Eğlencelidir

Örneğin, para için yapılacak olmasını göz ardı edersek, yol inşaatı gibi az sayıda kimsenin girişeceği bazı işler vardır. Zengin olma şansının düşük olduğu bazı başka çalışma ve sanat dalları mevcuttur, insanlar bu gibi işlere meraklarından ya da toplum tarafından algılanan değerlerinden ötürü girer. Buna ilişkin örnekler, matematiksel mantığı, klasik müziği ve arkeolojiyi ve çalışan insanlar arasındaki politik organizasyonu kapsamaktadır. İnsanlar, finansmanı sağlanan mevcut birkaç konum için acı bir şekilde olmaktan çok üzgün bir şekilde rekabet eder. Hatta güçleri yeterse, ilgili alanda çalışmak için para bile ödeyebilirler.

Bu gibi bir alan, zengin olma şansını sunmaya başlarsa, bir anda kendini değiştirebilir. Bir çalışan zengin olursa, diğerleri de aynı imkânı talep eder. Kısa zamanda, tümü, zevk için yapmakta oldukları şey için büyük miktarlarda para isteyebilirler. Birkaç yıl geçtiğinde, ilgili alanla ilişkili herkes, büyük maddi çıkar olmaksızın işin yapılmasına saçma gözüyle bakacaktır. Sosyal planlayıcılara, bunu gerçekleştirmek için gerekli olan özel tedbirleri ve tekeli oluşturarak bu kârların mümkün olmasını sağlamaları konusunda baskı yapacaklardır.

Bu değişim, son on yılda bilgisayar programcılığı alanında gerçekleşti. On beş yıl önce1, “bilgisayar tutkusu” adlı makaleler vardı: kullanıcılar “canlı bağlantı gerçekleştirmekteydi” ve haftada-yüz-dolar gibi bir alışkanlığa sahiptiler. Genel olarak insanların evliliklerini bile sona erdirmeye yetecek kadar bilgisayar sevgisinin olduğu anlaşılmıştı. Günümüzde, genel olarak hiç kimsenin yüksek bir ücret almadan programlama yapmadığı anlaşılmaktadır. İnsanlar, on beş sene önce bildikleri şeyi unutmuştur.

Belirli bir zamanda birçok insanın yüksek ücret için belirli bir alanda çalışacağı doğruyken, bunun hâlâ doğru olması gerekmez. Toplumun da bunu yüreklendirmesi ile, değişimin dinamiği tersine işleyebilir. İnsanların zengin olma ihtimalini ortadan kaldırırsak, o zaman bir süre sonra, davranışlarını yeniden ayarladıkları zaman, insanlar, bir kere daha yeniden başarının zevki için ilgili alanda çalışmaya can atacaklardır.

Buradaki soru şudur: “Programcılara nasıl ücret ödenebilir?” Bu soru, programcılara bir servet ödenmesinin gerekmediği fark edildiğinde, daha kolay bir soru haline gelmektedir. Sade bir yaşantının sağlanması daha kolaydır.

Özgür Yazılımın Finansmanı

Programcılara ücret ödeyen kurumların yazılım evleri olması gerekmez. Bunu yapabilecek birçok başka kurum mevcuttur.

Donanım üreticileri, yazılımın kullanımını kontrol edemeseler bile, yazılım gelişimini desteklemeyi önemli bulmaktadır. 1970 yılında, yazılımlarının çoğu özgürdü çünkü kısıtlamayı düşünmüyorlardı. Günümüzde, konsorsiyumlara katılmaya ilişkin artan istekleri, yazılıma sahip olmanın onlar için gerçekten de önemli olan şey olmadığını fark ettiklerini göstermektedir.

Üniversiteler, birçok programlama projesi gerçekleştirmektedir. Günümüzde, üniversiteler, genellikle elde ettikleri sonuçları satmaktadır ancak 1970’lerde satmamaktaydılar. Yazılım satmalarına izin verilmese, üniversitelerin özgür yazılım geliştirip geliştirmeyeceğine ilişkin bir şüphe var mıdır? Bu projeler, şimdi özel mülk yazılım gelişimini destekleyen hükümet anlaşmalarıyla desteklenebilir.

Günümüzde üniversite araştırmacılarının bir sistem geliştirmek, sistemi tamamlanana kadar geliştirmek ve projeyi “tamamlanmış” olarak adlandırmak için ödenek alması ve daha sonra projeyi gerçekten de bitirdikleri ve kullanılır hale getirdikleri şirketleri kurmaları yaygındır. Bazen tamamlanmamış sürümü “özgür” olarak adlandırırlar; gerçekten de bozulmuş iseler, bunun yerine, üniversiteden özel bir lisans alırlar. Bu bir sır değildir; ilgili herkes tarafından açık bir şekilde kabul edilmektedir. Ancak araştırmacılar bu gibi şeyleri yapma isteğine açık değillerse, yine de araştırmayı gerçekleştireceklerdir.

Özgür yazılım geliştiren programcılar, yazılımla ilgili hizmetleri satarak yaşamlarını sağlayabilirler. GNU C derleyicisini yeni donanıma taşımak ve GNU Emacs’a kullanıcı ara yüzü uzantıları yapmak üzere tutulmuştum. (Gerçekleştirilmesi tamamlandıktan sonra bu gelişmeleri kamuya sundum.) Ayrıca ders verdim ve bunun için de ücret aldım.

Bu şekilde çalışan tek ben değilim; şimdi bundan başka hiçbir iş yapmayan başarılı ve büyüyen bir şirket var. Ayrıca GNU sisteminin özgür yazılımı için ticari olarak destek sağlayan başka birçok firma bulunmaktadır. Bu, bağımsız yazılım destek endüstrisinin başlangıcıdır, özgür yazılım baskın hale gelirse, oldukça büyüyecek olan bir endüstridir. Çok zengin olanlar dışındaki kullanıcılara, özel mülk yazılım için mevcut olmayan bir seçeneği sunmaktadır.

Özgür Yazılım Vakfı gibi yeni vakıflar da programcıları finanse edebilir. Kurumun gelirlerinin çoğu, posta vasıtasıyla disk ve teyp alan kullanıcılar tarafından sağlanmaktadır. Teypler üzerindeki yazılım ücretsizdir, bu, her kullanıcının yazılımı kopyalama ve değiştirme özgürlüğünün olduğu anlamına gelmektedir ancak birçoğu kopyaları almak için ödeme yapmaktadır. (“Özgür yazılımın” ücretle ilgili değil özgürlükle ilgili olduğunu unutmayın.) Halihazırda bir kopyaya sahip bazı kullanıcılar, hak ettiğimizi düşündükleri bir katkıyı sağlamak için teyp sipariş etmektedir. Vakıf ayrıca bilgisayar üreticilerinden önemli oranda bağış da almaktadır.

Özgür Yazılım Vakfı bir bağış kurumudur ve geliri, mümkün olduğunca fazla sayıda programcı tutmak için harcanmaktadır. Bir şirket olarak kurulmuş olsaydı, aynı ücretle aynı özgür yazılımı kamuya dağıtarak, kurucusu için çok iyi bir servet sağlayabilirdi.

Vakıf bir bağış kurumu olduğu için, programcılar genelde başka bir yerde kazanacaklarının yarı parasına Vakıf için çalışmaktadır. Bunu yapmaktadırlar çünkü bürokrasimiz yoktur ve çünkü çalışmalarının kullanımının engellenmeyeceğini bilmenin memnuniyeti içindedirler. Hepsinin ötesinde, programlama eğlenceli bir iştir. Buna ek olarak, gönüllüler de bizim için birçok yararlı program yazmıştır. (Teknik yazarlar bile gönüllüdür.)

Bu, müzik ve sanatta olduğu gibi programlamanın çok etkileyici olduğunu doğrular. Hiç kimsenin programlama yapmayacağından korkmamıza gerek yoktur.

Kullanıcılar Geliştiricilere Ne Borçludur?

Yazılım kullanıcılarının, yazılımın desteklenmesine katkıda bulunmak için manevi bir zorunluluk hissetmesi için iyi bir neden vardır. Özgür yazılımın geliştiricileri, kullanıcıların eylemlerine katkıda bulunmaktadır ve özgür yazılım geliştiricilerine bunu sürdürmeleri için finansman sağlamak kullanıcıların uzun vadede ilgilendikleri bir husustur ve adildir.

Ancak, bu husus, özel mülk yazılım geliştiricileri için geçerli değildir çünkü kısıtlamalar, bir ödülden çok bir cezayı gerektirmektedir.

Bu nedenle burada bir ikilem vardır: yararlı yazılımın geliştiricisi, kullanıcıların desteğine hak kazanmaktadır ancak bu manevi zorunluluğun bir gereksinime dönüştürülmesine ilişkin her türlü girişim, zorunluluğa ilişkin temele zarar vermektedir. Geliştirici, bir ödülü hak edebilir ya da talep edebilir ancak bunların her ikisi de aynı anda olamaz.

Bu ikilem ile karşı karşıya kalan etik bir yazılım geliştiricinin, ödülü hak edecek şekilde davranacağına inanıyorum fakat tabiki kullanıcılardan gönüllü bağışı da rica etmelidir. Sonuç olarak, kullanıcılar, tıpkı kamuya ait radyo ve televizyon istasyonlarını desteklemeyi öğrendikleri gibi baskı olmaksızın geliştiricileri desteklemeyi de öğrenecektir.

Yazılım Üretkenliği Nedir?

Yazılım özgür olsaydı, hâlâ programcılar olacaktı ancak daha az sayıda olacaktı. Bu durum toplum için kötü olur muydu?

İlle de öyle olması gerekmez. Günümüzde gelişmiş toplumlar, 1900 yılında olduğundan daha az sayıda çiftçiye sahiptir ancak bunun toplum için kötü olmadığını düşünmekteyiz çünkü daha az sayıda çiftçi, birçok çiftçinin sağladığından daha fazla gıda sağlamaktadır. Bunu gelişmiş üretkenlik olarak adlandırırız. Özgür yazılım, talebi karşılamak için çok daha az sayıda programcıya ihtiyaç duymaktadır çünkü her seviyede yazılım üretkenliği artmıştır:

  • Geliştirilen her bir program daha geniş kullanıma sahiptir.
  • Derme çatma hazırlanmış bir şeyden başlamak yerine isteğe göre uyarlamak için mevcut programlar uyarlanabilir.
  • Programcılar daha iyi bir şekilde eğitilir.
  • Tekrarlayan geliştirmeleri çabalarıın elenmesi

Daha az sayıda programcının işe alınmasına neden olacağını ifade ederek işbirliğine karşı çıkanlar, gerçekte artmış üretkenliğe karşı çıkmaktadır. Aslında bu insanlar genelde yazılım endüstrisinin artmış üretkenliğe ihtiyaç duyduğuna ilişkin geniş çaplı olan inancı kabul etmektedirler. Peki bu nasıl olur?

“Yazılım üretkenliği” iki farklı anlama gelebilir: tüm yazılım gelişiminin genel üretkenliği ya da özel olarak projelerin üretkenliği. Genel üretkenlik, toplumun geliştirmek istediği bir şeydir ve bunu gerçekleştirmenin en doğrudan yolu, bunu engelleyen, işbirliğine ilişkin yapay engelleri ortadan kaldırmaktır. Ancak “yazılım üretkenliği” alanını çalışan araştırmacılar, yalnızca geliştirmenin zor teknolojik gelişmeleri gerektirdiği ikinci ve sınırlı ifadeye odaklanmaktadır.

Rekabet Önlenemez Bir Şey Midir?

İnsanların rakiplerini geçmek için yarışmaya çalışmaları önlenemez bir şey midir? Belki de öyledir. Ancak rekabet zararlı bir şey değildir; zararlı olan şey savaştır.

Rekabet etmenin birçok yolu vardır. Rekabet, daha da fazlasını elde etmeye ve diğerlerinin yaptığından daha iyisini yapmaya çalışmaktan ibarettir. Örneğin, eskiden, programlama dehaları arasında rekabet vardı, bilgisayarın en şaşırtıcı şeyi yapmasını sağlama yarışı ya da belirli bir iş için en kısa ya da en hızlı programı kimin yazacağına ilişkin yarış. Bu rekabet tipi, iyi bir centilmenlik ruhunun korunması şartıyla herkes için yararlı olabilir.

Yapıcı rekabet insanları iyi çalışmalar yapmak üzere yüreklendirmek için yeterli olan rekabettir. Bazı insanlar, dünyadaki tüm ülkeleri ziyaret eden ilk insan olmak için rekabet etmektedir; bazıları bu uğurda bir servet harcamaktadır. Ancak rakiplerinin çölleşmiş adalarda karaya oturmaları için gemi kaptanlarına rüşvet vermemektedirler. En iyi olanın kazanmasına rıza göstermektedirler.

İnsanlar kendilerini geliştirmek yerine birbirlerine engel olmaya çalışmaya başladıklarında, rekabet savaş haline gelir, “En iyi olan kazansın” felsefesinin yerini “En iyi olsam da olmasam da ben kazanayım” felsefesi alır. Özel mülk yazılım zararlıdır, bunun nedeni yalnızca bir rekabet biçimi olması değil ayrıca toplumumuzun vatandaşları arasındaki bir savaş biçimi olmasıdır.

İş hayatındaki rekabetin mutlaka savaş olarak adlandırılması gerekmez. Örneğin, iki market rekabet ettiğinde, tüm çabaları kendi müşterilerini artırmaktır, rakibini sabote etmek değildir. Ancak bu, iş etiğine özel bir bağlılık göstermemektedir; daha çok, fiziksel şiddetin olmadığı bu iş hayatı çizgisinde savaş için az faaliyet alanı vardır. Tüm iş alanları bu karakteristiği paylaşmamaktadır. Herkesin gelişmesini sağlayan bilgilerin saklanması da bir savaş çeşididir.

Ticaret ideolojisi, insanların, rekabetle başa çıkmak için istek uyandıran şeye dayanmalarını sağlamaz. Bazı savaş tipleri, anti tekel kanunlarla yasaklanmıştır ancak yöneticiler bu kanunları ilkesel olarak savaşı reddedecek şekilde genişletmek yerine özel olarak yasaklanmamış başka savaş biçimlerini icat etmektedir. Toplumun, ayrılıkçı bir sivil savaşın ekonomik eşdeğerinde kaynağı israf edilmektedir.

“Niçin Rusya’ya Taşınmıyorsunuz?”

ABD’de uç derecede hiçbirşeye karışmama bencilliğinde olanlar hariç herhangi bir fikir savunucusu, bu suçlamayı genellikle duymuştur. Örneğin bu suçlama, özgür dünyanın diğer tüm endüstrileşmiş toplumlarında olduğu gibi, ulusal bir sağlık bakım sisteminin olması gerektiğini savunanlara da yöneltilmiştir. Evrensel olarak gelişmiş toplumlarda olduğu gibi, sanat dallarına kamusal desteği savunanlara da yöneltilmiştir. İnsanların halkın iyiliği için hissettiği sorumluluk, Amerika’da Komünizm olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu fikirler ne kadar benzerdir?

Sovyetler Birliği’nde uygulandığı şekliyle komünizm, halkın iyiliği için olduğu varsayılan ancak gerçekte Komünist partinin üyelerinin iyiliği için çalışan bir merkezi kontrol sistemidir. Ve kopyalama cihazları yasal olmayan kopyalamayı önlemek için sıkı bir şekilde korunmaktadır.

Amerikan yazılım telif hakkı sistemi, bir programın dağıtılması üzerinde merkezi kontrol uygular ve yasal olmayan kopyalamayı önlemek için kopyalama cihazlarını, otomatik kopya koruma sistemleriyle korur.

Bunun tersi olarak, insanların kendi işlemlerine karar vermekte özgür oldukları bir sistem inşa etmeye çalışmaktayım; özellikle, insanlar komşularına yardım etme konusunda ve günlük hayatlarında kullandıkları araçları geliştirme ve değiştirme konusunda özgür olmalıdırlar. Bu, gönüllü iş birliği ve yetkiyi merkezden alarak dağıtmayı esas alan bir sistemdir.

Bu nedenle, fikirleri, Rusya Komünizmine benzerlikleriyle yargılayacak olursak, burada yazılım sahipleri Komünistlerdir.

Önermeler Sorusu

Bu yazıda yazılım kullanıcısının bir yazardan ya da hatta bir yazarın çalışanından daha az önemli olmadığı varsayımını yapmaktayım. Başka bir deyişle, hangi davranış tipinin en iyisi olduğuna karar verdiğimizde, yazılım kullanıcılarıyla yazarların ilgi alanları ve ihtiyaçları eşit öneme sahiptir.

Bu önerme evrensel olarak kabul edilmemiştir. Birçok insan, bir yazarın patronunun temelde başka herhangi birinden daha önemli olduğunu düşünmektedir. Örneğin, şu ifade yaygındır: Yazılımınların sahibinin olmasının amacı, yazarın patronuna hak ettiği avantajı sağlamaktır, bunun halkı nasıl etkileyeceği önemli değildir.

Bu önermelerin kanıtlanması ya da çürütülmesinin bir yolu yoktur. Kanıt, ortak önermeleri gerektirir. Bu nedenle, söylemekte olduklarımın birçoğu, yalnızca kullandığım önermelere katılanlara ya da en azından sonuçlarının ne olduğuyla ilgilenenlere yöneliktir. Ürün sahiplerinin herkesten önemli olduğunu düşünenler için, bu yazı basit bir şekilde önemsizdir.

Ancak niçin bir çok Amerikalı, belirli insanları diğer herkesin üstünde tutan bir önermeyi kabul etsin ki? Bunun nedeni kısmen bu önermenin Amerikan toplumunun hukuksal geleneğinin bir parçası olmasıdır. Bazı insanlar, bu önermeden şüphe duyulmasının toplumun temelinde sorunların olduğu anlamına geldiğini hisseder.

Bu insanların, bu önermenin hukuksal geleneğimizin bir parçası olmadığını bilmeleri önemlidir. Hiçbir zaman da bu önerme, hukuksal yasal geleneğimizin bir parçası olmamıştır.

Öyle ki Anayasa, telif hakkının amacının “bilimin ve yararlı sanatların ilerlemesini desteklemek” olduğunu söylemektedir. Üst Kurul, bunun üzerinde özenle çalışmıştır ve Fox Film vs. Doyal’de şu ifadeyi kullanmıştır: “A.B.D.’nin tek çıkarı ve [telif hakkı] tekelin görüşülmesindeki temel hedef, halkın yazarlardan edindiği genel faydalarda bulunmaktadır.”

Anayasa ya da Üst Kurulla fikir birliği içinde olmamız gerekmez. (Bir zamanlar, her ikisi de köleliğe göz yummuştur.) Bu nedenle, fikirleri sahibin üstünlüğü önermesini çürütmemektedir. Umarım ki, bunun, geleneksel bir varsayımdan çok, bir radikal sağ varsayımı olduğunun farkına varılması çekiciliğini azaltacaktır.

Sonuç

Toplumumuzun komşuya yardım edilmesini yüreklendirdiğini düşünmek isteriz; ancak birilerini karşı duruş gösterdikleri için her ödüllendirişimizde ya da bu şekilde kazandıkları onları takdir ettiğiömizde, eleştirel mesajlar alırız.

Yazılım karaborsacılığı, kişisel yarar için toplum çıkarının önemsenmemesine itibar etmeme isteğimizin bir parçasıdır. Bu önemsememeyi Ronald Reagan’dan Jim Bakker’a, Ivan Boesky’den Exxon’a, batan bankalardan başarısız okullara kadar her yerde görebiliriz. Bunu, evsiz ve hapishanedeki insan sayısının büyüklüğünden ölçebiliriz. Anti sosyal ruh kendi kendini beslemektedir çünkü diğer insanların bize yardım etmeyeceğini gördükçe, onlara yardım etmek de o kadar saçma görünmektedir. Bu nedenle toplum vahşileşmektedir.

Vahşi bir ormanda yaşamak istemiyorsak, davranışlarımızı değiştirmeliyiz. İyi bir vatandaşın uygun olduğu zaman işbirliği yapan biri olduğu, birilerinden alma konusunda başarılı biri olmadığı mesajını göndermeye başlamalıyız. Umarım ki, özgür yazılım hareketi buna katkıda bulunacaktır: en azından bir alanda, vahşi orman yerine, gönüllü işbirliğini yüreklendiren ve bunu esas alarak çalışan daha etkin bir sistemle bunu elde edeceğiz.

Dipnotlar

  1. “Free software”’deki “free” sözcüğü, özgürlüğe atıf yapmaktadır, fiyata atıf yapmamaktadır; özgür bir programın bir kopyası için ödenen ücret sıfır ya da çok düşük bir ücret ya da (nadiren) oldukça yüksek bir ücret olabilir.
  2. Kirlilik ve trafik tıkanması hususları bu sonucu değiştirmemektedir. Genel olarak insanları araba sürmekten vazgeçirmek için araba sürmeyi daha pahalı hale getirmek istersek, bunu, geçiş ücreti stantlarını kullanarak yapmak daha dezavantajlıdır, geçiş ücreti stantları tıkanıklığı artırmaktadır. Benzin üzerine vergi koymak daha iyidir. Benzer şekilde, maksimum sürme hızının sınırlandırılmasıyla güvenliğin geliştirilmesi isteği, buna ilişkin değildir; herhangi belirli bir hız sınırı için özgür erişimli bir yol, durmaları ve gecikmeleri önleyerek ortalama sürme hızını artırmaktadır.
  3. Toplumun beğenmemesinden dolayı piyasadan çekilen Lotus Marketplace kişisel bilgi veri tabanı gibi belirli bir bilgisayar programı hiç olmaması gereken zararlı bir şey olarak değerlendirilebilir. Söylediğim şeylerin çoğu bu durum için geçerli değildir ancak sahibin, programı daha elverişsiz hale getirmesi zemininde bir sahibin olması için tartışmak daha az anlamlıdır. Program sahibi, programın elverişliliğini tamamen ortadan kaldırmaz, ancak kullanımı zarar verici olarak değerlendirilen bir program söz konusu olduğunda bu, istenen bir durumdur.

Bu yazı Özgür Yazılım, Özgür Toplum: Richard M. Stallman’ın Seçilmiş Yazıları kitabında yayınlanmıştır.

Yazan: Richard Stallman

gnu.org

by filozof at April 18, 2017 07:28 PM

Clonezilla live 2.5.1-12 duyuruldu

Sabit disk klonlamak ve yedeklemek için tasarlanmış Debian GNU/Linux tabanlı Clonezilla‘nın Live versiyonunun yeni test sürümü 2.5.1-12, Steven Shiau tarafından duyuruldu. Shiau; temel GNU/Linux işletim sistemi upgrade edilen sistemin, 18 Nisan 2017 tarihi itibariyle Debian Sid depolarıyla senkronize edildiğini söyledi. iptables paketi eklenen Clonezilla live menüsüne de ocs-live-feed-img eklenmiş bulunuyor. Shiau; kullanıcıların sistemlerini çeşitli hata düzeltmeleriyle gelen yeni sürüme yükseltmelerinin önemli olduğunu belirtti. Clonezilla live 2.5.1-12 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için değişiklikler sayfasını inceleyebilirsiniz.

Bunun dışında, Clonezilla’nın Türkçe dil desteği olmamasının kalıcı hasarlar yaratabileceğini düşünen Ömer Yıldız tarafından Türkçeye çevrilmeye başlandığını haber vermiştik. Artık yazılımın Türkçe versiyonlarını indirme şansına da sahip olduğunuzu unutmamalısınız. Ömer Yıldız’ın yaptıklarını burada bulabilirsiniz.

Clonezilla live 2.5.1-12 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 05:29 PM

ExTiX 17.4 LXQt Live DVD duyuruldu

Debian ve Ubuntu tabanlı bir GNU/Linux dağıtımı olan ExTiX‘in  özel 4.10.0-19-exton Linux çekirdeği üzerine yapılandırılan, Debian GNU/Linux 8.7 Jessie ve Debian GNU/Linux 9.0 Stretch, Ubuntu 17.04 Zesty Zapus’a dayalı olarak gelen 17.4 LXQt sürümü duyuruldu. LXQt 0.11.1 ile gelen sürüm; orijinal sistem olarak Ubuntu tabanlı olarak geliyor, Unity kaldırıldıktan sonra LXQt 0.11.1 yüklenebiliyor. Hafif bir masaüstü ortamı olan LXQt; etkileyici ve kullanıcı dostu bir masaüstü ortamı olarak kullanıma sunuluyor. Netflix filmleri izlemeyi mümkün kılan web tarayıcısı olarak Google Chrome ile gelen yeni sürüm, World Wide Web için yeni bir WYSIWYG içerik editörü olan BlueGriffon 2.3.1 ile modern ve sağlam bir çözüm sunuyor. Nvidia’nın tescilli grafik sürücüsü 381.09’u içeren yeni sürüm, ayrıca Vulkan, GeForce GTX 1080 Ti,TITAN Xp, Quadro GP100, Quadro P4000, Quadro P2000, Quadro K1200, Quadro M6000, GeForce 920M, GeForce 930A, GeForce 930M, GeForce 940M, GeForce GTX 950M, GeForce GTX 960M ve GeForce GTX TITAN X gibi GPU’ları destekliyor. ExTiX 17.4 LXQt hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

ExTiX 17.4 LXQt edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 02:25 PM

Rescatux 0.41 Beta 1 duyuruldu

Debian GNU/Linux tabanlı Rescatux‘un 0.41 sürümünün test versiyonu ilk betası duyuruldu. Kullanıcıların sistemi test ettikten sonra gönderecekleri geri bildirimlere ihtiyaç olduğu belirtilirken, kullanıcılardan bu konuda hassas olmaları istendi. Pek çok hatanın giderildiği bildirilirken, bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatıldı. Bu yeni beta sürümün, yeni ve heyecan verici UEFI seçenekleriyle birlikte geldiği belirtilirken, onarılması gereken GNU/Linux dağıtımlarını kurtarmak için kullanılan Rescatux’ta güvenli önyükleme özelliğinin, Rescatux’e önyükleme yapmaya başlamadan önce devre dışı bırakılması gerektiği hatırlatıldı. Rescatux 0.41 Beta 1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.


Rescatux’ta yeni seçenekler…


Dil seçim menüsü..

Rescatux 0.41 Beta 1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 02:12 PM

Apache Tomcat 8.5.14 duyuruldu

Genellikle Tomcat olarak anılan, Apache Software Foundation (ASF) tarafından geliştirilen açık kaynak kodlu bir web sunucusu olan Apache Tomcat‘in 8.5.14 sürümü duyuruldu. Java Servlet de dahil olmak üzere, JavaServer Pages (JSP), Java EL ve WebSocket gibi birçok Java EE özelliklerini uygulayan Apache Tomcat; katışıksız bir Java HTTP web sunucusu ortamı sağlıyor. Bir açık kaynak geliştirici topluluğu tarafından Apache 2.0 lisansı altında geliştirilip muhafaza edilen Apache Tomcat; yüksek kullanılabilirlik özelliğine sahiptir. Apache Tomcat 8.5.14 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm notlarını ya da bu sayfayı inceleyebilirsiniz.

Apache Tomcat 8.5.14 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 01:59 PM

Solus 2017.04.18.0 duyuruldu

PiSi paket yöneticisinin çatallanmış bir versiyonu olan “eopkg” paket yöneticisini ve geliştirme ekibince geliştirilen GNOME 2 ile entegre edilmiş “Budgie” adlı özel bir masaüstü ortamını kullanan Solus‘un güncelleştirilmiş 2017.04.18.0 sürümü, Joshua Strobl tarafından duyuruldu. Budgie masaüstü dışında, aynı zamanda MATE masaüstü ortamını da içeren sürüm, yepyeni bir GNOME 2.24 lezzeti sunuyor. Budgie ve MATE masaüstü ortamlarıyla yeni 2017.04.18.0 sürümünü duyurmaktan mutluluk duyduklarını söyleyen Strobl; bunun, aylar süren bir çalışmanın meyvesi olduğunu vurguladı. 4.9.22 Linux çekirdeği üzerine yapılandırılan sistemin, Budgie 10.3.1 ve MATE 1.18 masaüstü ortamlarıyla geldiğini söyleyen Strobl; sistemin  Mesa 17.0.4, ffmpeg 3.2.4, Firefox 52.0.2, Rhythmbox 3.4.1, Thunderbird 52.0.1, GTK 3.22 gibi güncel yazılımlar içerdiğini ifade etti. Solus 2017.04.18.0 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Solus 2017.04.18.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 12:29 PM

Scientific Linux’un 6.9 sürümü duyuruldu

Fermi National Accelerator Laboratory ve European Organization for Nuclear Research (CERN) tarafından ortaklaşa geliştirilerek Red Hat Enterprise Linux’tan yeniden derlenen Scientific Linux‘un, Red Hat Enterprise Linux (RHEL) 6.9 kaynak paketlerinden inşa edilerek akademik ve bilimsel  ortamlarda kullanılmak üzere ekstra bilimsel uygulamalarla geliştirilen kalıt sürümü 6.9, Pat Riehecky tarafından duyuruldu. Kasım 2020’ye kadar desteklenecek olan yeni sürüm, artık yeni Scientific Linux son kullanıcı lisans sözleşmesi (EULA) içeriyor. Scientific Linux 6.9 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu ve sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Scientific Linux 6.9 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 12:13 PM

Budgie masaüstü ortamının 10.3.1 sürümü duyuruldu

Solus geliştirme ekibince geliştirilen “Budgie” adlı GNOME 2 ile entegre edilmiş özel bir masaüstü ortamı olan yazılımın 10.3.1 sürümü, Ikey Doherty tarafından duyuruldu. Budgie 10.3.1’i duyurmaktan mutluluk duyduklarını söyleyen Doherty;  sürümün, çok sayıda hata giderimi ve kullanıcı deneyimi iyileştirmeleri içerdiğini ifade etti. Açılır menü veya combobox açılırken meydana gelen bir problemin giderildiğini belirten Doherty; eski GNOME yığınlarıyla ilgili bazı yapı sorunlarının da çözümlendiğini  söyledi. User Indicator, kullanıcının hızlı erişimini, kilitlemeyi, yeniden başlatmayı ya da kapatmayı sağlıyor. Modern bir masaüstü olarak yeniden yazıldığı söylenen Budgie masaüstü ortamının GTK+ tabanlı olduğu ve pek çok özelliğe sahip olduğu belirtiliyor. Budgie 10.3.1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Budgie 10.3.1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 18, 2017 11:52 AM

LibreOffice 5.4 için ilk hata avcılığı oturumu

Kararlı sürüm duyurusunun Temmuz ayının sonunda yapılmasının planlandığı sürüm takviminde belirtilen LibreOffice 5.4 için ilk hata avcılığı oturumu 28 Nisan 2017 Cuma günü gerçekleştirileceği, Italo Vignoli tarafından duyuruldu. The Document Foundation (TDF), LibreOffice 5.4 ile ilgili gelişmeleri ve sürümde olagelen yenilikleri takip etmek için sürüm notlarının incelenebileceğini belirtiyor. Etkinliğin LibreOffice 5.4’ün ilk Alpha  versiyonuyla gerçekleştirileceği ve söz konusu sürümün,  etkinlikten üç-beş gün önce ön sürümler sayfasından yayınlanacağı belirtiliyor. Sürüm; GNU/Linux (DEB ve RPM), Mac OS ve Windows için elde edilebilir olacak. Hata avcılığı oturumuyla ilgili ayrıntılara oturum sayfasından ulaşabilirsiniz.

Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek için blog.documentfoundation.org sayfasından yararlanılabilir.

by filozof at April 18, 2017 10:45 AM

April 17, 2017

getGNU Yazılım

Mesa 17.0.4 duyuruldu

Sürüm adayı 14 Nisan 2017’de duyurulan Mesa 17.0.4’ün final sürümü, Emil Velikov tarafından duyuruldu. Mesa 17.0.4’ün kullanıma sunulduğunu duyurmaktan mutlu olduğunu söyleyen Velikov; VMWGFX ve diğer sürücüler için GBM temizleme düzeltmesiyle gelen sürümde, bir performans gerilemesinin düzeltildiğini ifade etti. Nouveau ve i965 için çeşitli düzeltmeler içeren sürümde, Haiku inşa sorunları çözülmüş bulunuyor. Kullanıcıların yazılımı yeni sürüme güncellemeleri öneriliyor. Mesa 17.0.4 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Mesa 17.0.4 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 17, 2017 07:03 PM

Açık Kaynak, niçin özgür yazılım noktasını kaçırıyor?

Bir yazılımı “özgür” olarak adlandırdığımızda, bunun anlamı yazılımın kullanıcının temel özgürlüklerine saygı duymasıdır: çalıştırma, anlama ve değiştirme, ve kopyaları değişiklik yaparak veya yapmayarak tekrar dağıtma özgürlüğü. Bu bir özgürlük meselesidir, ücret değil, bu yüzden “bedava bira” yerine “konuşma özgürlüğünü” akla getirmek gerekmektedir. Bu özgürlükler yaşamsal öneme sahiptir. Temeldirler, sadece birey olarak kullanıcının hatırı için değil, ayrıca toplumun hepsi için temeldirler, çünkü sosyal dayanışmayı – paylaşım ve işbirliği – geliştirmektedirler. Kültürümüz ve yaşamsal etkinliklerimiz gittikçe daha fazla sayısallaştıkça daha da önem kazanmaktadır. Sayısal ses, görüntü ve kelimelerin olduğu bir dünyada, özgür yazılım genel olarak özgürlük içi asli hale gelmektedir.


Dünyadaki onlarca milyon insan şimdi özgür yazılımı kullanmaktadır; Hindistan ve İspanya’daki bazı bölgelerindeki okullar öğrencilere özgür GNU/Linux işletim sistemi kullanmayı öğretmektedirler. Bu kullanıcıların çoğu, ne yazık ki, bu sistemi geliştirmemizdeki ve özgür yazılım topluluğunu inşa etmemizdeki etik nedenleri hiç duymamışlardır, çünkü bu sistem ve topluluk çoğunlukla “açık kaynak” olarak adlandırılmaktadır, bu kavrama özgürlüğün zar zor dile getirildiği farklı bir felsefe yüklenmiştir.

Özgür yazılım hareketi bilgisayar kullanıcılarının özgürlüğü için 1983’ten beri kampanya yürütmektedir. 1984 yılında özgür işletim sistemi GNU’nun geliştirmesini başlattık, böylece kullanıcıların özgürlüğünü engelleyen özgür olmayan işletim sistemlerinden kaçınabilirdik. 1980’lerde, sistemin temel bir çok bileşenini geliştirdik ve GNU Genel Kamu Lisansını (GNU GPL) programın tüm kullanıcılarının özgürlüğünü koruyacak bir lisans olarak tasarladık.

Özgür yazılımın bazı kullanıcı ve geliştiricileri özgür yazılım hareketinin amaçlarına katılmadılar. 1998 yılında, özgür yazılım topluluğunun bir kısmı ayrıldı ve “açık kaynak” ismi üzerine kampanya başlattılar. Bu terim başlangıçta “özgür yazılım” terimindeki yanlış anlamayı önlemek üzere önerilmişti, ancak kısa zamanda özgür yazılım hareketindeki felsefik görüşlerden oldukça farklı görüşlerle ilişkilendirildi.

Açık kaynak destekçilerinin bir kısmı terimi “özgür yazılım için pazarlama kampanyası” olarak düşündü, bu şekilde şirket yöneticilerine, duymak istemeyecekleri doğru ve yanlış konularını gündeme getirmeden, yazılım’ın pratik yararlarına dikkat çekeceklerdi. Diğer destekçiler özgür yazılım hareketinin etik ve sosyal değerlerini açıkça redettiler. Görüşleri ne olursa olsun, açık kaynak için kampanya yürütürken, bu değerleri ne savundular ne de belirttiler. “Açık kaynak” terimi kısa sürede sadece pratik değerlere dayanan fikir ve savlarla ilişkili bir hale geldi. Bu pratik değerler arasında güçlü, güvenilir yazılım yapmak gibi şeyler vardı. Açık kaynağın çoğu destekçisi bu duruma geldi, ve aynı ilişkiyi yaptılar.

Neredeyse tüm açık kaynak yazılımlar özgür yazılımdır. İki terim neredeyse yazılımın aynı kategorisini tanımlamaktadır, ancak temel olarak farklı değerleri taban alan farklı görüşlere dayanırlar. Açık kaynak bir geliştirme yöntembilimidir, özgür yazılım bir sosyal harekettir. Özgür yazılım hareketi için, özgür yazılım etik bir zorunluluktur, çünkü sadece özgür yazılım kullanıcıların özgürlüğüne saygı duyar. Farklı olarak, açık kaynak felsefesi sadece pratik anlamda yazılım nasıl daha “iyi” yapabiliriz konusunu önemser. Özgür olmayan yazılımın eldeki pratik problem için değersiz bir çözüm olduğunu söyler. Özgür yazılım hareketi için ise, özgür olmayan yazılım bir sosyal problemdir, çözüm ise onu kullanmayı bırakmak ve özgür yazılıma geçmektir.

“Özgür yazılım” “Açık kaynak”. Eğer ikisi aynı yazılımsa, hangi ismi kullandığımızın bir önemi var mıdır? Evet, çünkü farklı kelimeler farklı fikirleri ifade ederler. Başka bir isimdeki bir özgür program bugün size aynı özgürlüğü verse de, kalıcı bir özgürlüğün oluşturulması herşeyin ötesinde önce tüm insanlara özgürlüğün değerini öğretmeye dayanır. Eğer bunu yapmakta yardımcı olmak istiyorsanız, “özgür yazılım”dan konuşmak olmazsa olmazdır.

Özgür yazılım hareketinde olan bizler açık kaynak kampını bir düşman olarak düşünmüyoruz; düşman özel mülk (özgür olmayan) yazılımdır. Ama biz insanların, bizim özgürlüğün tarafını tuttuğumuzu bilmelerini istiyoruz, bu yüzden yanlış bir şekilde açık kaynak destekçileri olarak etiketlenmeyi kabul etmiyoruz.

“Özgür Yazılım” ve “Açık Kaynak” İle İlgili Başlıca Yanlış Anlamalar

“Özgür yazılım” terimi yanlış anlamaya açıktır (Ç.N.: İngilizce’si “free software” için geçerlidir bu yanlış anlama): istenmeyen bir anlam “ücretsiz bir şekilde edinebildiğiniz yazılım” terime uyduğu gibi, ayrıca istenen anlam “kullanıcılara belirli özgürlükleri sağlayan yazılım” anlamını da vermektedir. Bu sorunu özgür yazılımın tanımını yayınlayarak, ve “bedava bira değil, özgür konuşmayı düşünün” ifadesiyle ele alıyoruz. Bu mükemmel çözüm değildir, sorunu tamamen çözemez. Kafa karıştırmayan ve doğru bir terim daha iyi olurdu, eğer başka bir problem yaratmıyorsa.

Maalesef, İngilizce’deki tüm alternatiflerin kendine özgü sorunları var. İnsanlar tarafından önerilen bir çok kelimeye baktık, ama hiçbiri çok açık bir şekilde değiştirmenin doğru bir fikir olacağı kadar “doğru” değildi. (Örneğin, bazı kapsamlarda Fransızca ve İspanyolca “libre” işe yaramaktadır, ama Hindistan’daki insanlar bu kelimeyi hiç anlamamaktadır.) “Özgür yazılım”la değiştirmek üzere önerilen her kelime bir çeşit anlamsal soruna sahip – bunların içerisinde “açık kaynak yazılım”da var.

Açık kaynak yazılımın resmi tanımı (Açık Kaynak Oluşumu tarafından yayınlanmıştır ve buraya alıntılamak için oldukça uzundur) bizim özgür yazılım ölçütlerimizden dolaylı olarak türetilmiştir. Aynı değildir; bazı açılardan daha gevşektir. Bununla beraber, pratikte bizim tanımımıza oldukça yakındır.

Ancak, “açık kaynak yazılım ifadesinin açık anlamı – ve çoğu insanın olduğunu düşündüğü anlamı – “Kaynak koda bakabilirsiniz.” Bu ölçüt özgür yazılım tanımından oldukça zayıftır, ayrıca açık kaynağın resmi tanımından da oldukça zayıftır. Özgür veya açık kaynak olmayan bir çok programı da içerir.

“Açık kaynak”ın bu açık anlamı, savunulan anlam olmadığına göre, çoğu insanın terimi yanlış anladığı sonucuna varabiliriz. Yazar Neal Stephenson’a göre “Linux ‘açık kaynak’ yazılımdır basitçe şu anlama gelir herkes kaynak kod dosyalarının kopyalarını alabilir” Bilinçli bir şekilde “resmi” tanımı redettiğini veya şüphelendiğini düşünmüyorum. Bence basitçe İngilizce dilinin alışkanlıklarını uygulayarak terim için bir anlam ortaya çıkardı. Kansas eyaleti benzer bir tanım yayınlamıştır: “Açık kaynak yazılım (OSS) kullanın. OSS kaynak kodu özgürce ve kamusal olarak elde edilebilir, her ne kadar bazı lisans anlaşmalarına bağlı olarak kod ile yapabildikleriniz değişiklik gösterse de.”

New York Times özel mülk yazılım geliştiricilerini on yıllardır uyguladığı kullanıcı beta testlerini – bazı kullanıcıların yazılımların ön sürümlerini denemesi ve güvenilir geri bildirimler vermesi – kastederek terimin anlamını esnekleştiren bir makale yayınlamıştır.

Açık kaynak destekçileri bu durumla resmi tanımlarını işaret ederek başa çıkmaya çalışmaktadır, ancak bu düzeltici yaklaşım onlar için bize göre daha az etkilidir. “Özgür yazılım” terimi (çn. İngilizcesi – “free software” Türkçe’de tek bir anlamı vardır) iki doğal anlama sahiptir, bu anlamlardan biri istenilen anlamdır, böylece eğer bir kişi “özgür konuşma, bedava bira değil” fikrini edindiğinde bir daha yanlış anlamayacaktır. Ancak “açık kaynak” terimi bir doğal anlama sahiptir, bu anlam destekçilerinin istediği anlamdan farklıdır. Bu yüzden resmi tanımı açıklamanın ve doğrulamanın kısa bir yolu yoktur. Bu karmaşayı daha da kötüleştirmektedir.

“Açık kaynak” teriminin bir başka yanlış anlaşılması “GNU GPL kullanmıyor” anlamına geldiği fikridir. Bu “özgür yazılım GPL ile kapsanmış yazılım anlamına gelir” yanlış anlaşılmasıyla birlikte görünme eğilimine sahiptir. Bunlar eşit derecede hatalıdır, çünkü GNU GPL açık kaynak lisans olarak kabul edilmektedir, ve çoğu açık kaynak lisansı özgür yazılım lisansı olarak nitelendirilmektedir.

Farklı Değerler Benzer Sonuçlara Götürebilir…Ama Her Zaman Değil

1960’lardaki radikal gruplar siyasal ayrışmalara itibar kazandırdılar; siyasal yapılır bölünüyordu çünkü stratejilerinin ayrıntılarında anlaşamıyorlardı ve ardından benzer temel hedef ve değerlere sahip olsalar da iki kardeş grup birbirini düşman olarak görüyorlardı. Sağ kanat bunu tüm solu eleştirmek için kullandı.

Bazıları özgür yazılım hareketini, açık kaynak ile anlaşmazlığını radikal grupların anlaşmazlığıyla karşılaştırma üzerinden kötülemeye çalışır. Tersine de sahipler. Biz açık kaynak kampıyla temel hedef ve değerlerden dolayı anlaşamıyoruz, ancak onların ve bizim bakış açımız çoğu durumda aynı pratik davranışa yol açmaktadır – özgür yazılım geliştirmek gibi.

Sonuç olarak, özgür yazılım hareketinden ve açık kaynak kampından insanlar yazılım geliştirme gibi pratik projeler üzerinde sıkça birlikte çalışmaktadırlar. Bu kadar farklı felsefik görüşlerin farklı insanları aynı projelere katkı sağlamaya güdülemesi dikkate değerdir. Bununla beraber, temel olarak farklı bakış açılarının tamamen farklı eylemlerle sonuçlandığı durumlar da vardır.

Açık kaynak fikri, kullanıcıların yazılımı daha güçlü ve güvenilir yapmak üzere değiştirmesi ve tekrar dağıtmasına izin verilmesidir. Ancak bu garanti edilmemektedir. Özel mülk yazılım geliştiricilerinin yeteneksiz olması gerekmez. Bazen onlar da güçlü ve güvenilir program üretebilirler, program kullanıcıların özgürlüğüne saygı göstermese de. Özgür yazılım aktivistleri ve açık kaynak heveslileri bu duruma oldukça farklı tepki gösterecektir.

Salt açık kaynak heveslisi, özgür yazılım düşüncelerinden hiç etkilenmemiş olan biri, “Bizim geliştirme modelimizi kullanmadan bu çok iyi çalışan programı yapabildiğinize şaşırdım. Bir kopya edinebilir miyim?” diyecektir. Bu tutum özgürlüğümüzü ortadan kaldıran tasarıları ödüllendirip, özgürlüğün kaybına neden olacaktır.

Özgür yazılım aktivisti ise “Programınız oldukça ilgi çekici, ancak özgürlüğü daha fazla önemsiyorum. Bu yüzden programınızı redediyorum. Bunun yerine özgür bir alternatifin geliştirildiği bir projeyi destekleyeceğim.” Eğer özgürlüğümüze değer veriyorsak, onu korumak ve savunmak için eylemeye geçeriz.

Güçlü, Güvenilir Yazılım Kötü Olabilir

Yazılımın güçlü ve güvenilir olmasını istememizin ana fikri yazılımın kullanıcılara hizmet ettiği varsayımından gelir. Eğer güçlü ve güvenilir ise, kullanıcılara daha iyi hizmet edecektir.

Ama eğer özgürlüklerine saygı duyuyorsa o zaman yazılım kullanıcılara hizmet ediyordur. Eğer yazılım kullanıcıları üzerine zincir koymak üzere tasarlandıysa ne olacaktır? Bu durumda güçlülük zincirlerin daha iyi kısıtladığı, güvenilirlik ise çıkarılmasının zorlaştığı anlamına gelecektir. Kullanıcıları gözetlemek, kullanıcıları sınırlamak, arka kapılar, ve dayatılmış yükseltmeler gibi kötü niyetli özellikler özel mülk yazılımlarda oldukça yaygındır, ve bazı açık kaynak destekçileri bu özellikleri açık kaynak programlarda da gerçekleştirmek istemektedir.

Film ve kayıt şirketlerinin baskısı altında, bireyler için yazılımlar gün geçtikçe artan şekilde kullanıcıları kısıtlamak üzere tasarlanmaktadır. Bu kötü niyetli özellik “Sayısal Kısıtlamalar Yönetimi – Digital Restrictions Management (DRM)” (DefectiveByDesign.org adresini ziyaret edin) olarak bilinmektedir ve bu özellik özgür yazılımın sağlamak istediği özgürlük ruhunun antitezidir. Sadece ruhun değil: DRM’in hedefi özgürlüğünü ayaklar altına almak olduğundan, DRM geliştiricileri DRM gerçekleştiren yazılımı değiştirmenizi oldukça zorlaştırmakta, imkansızlaştırmakta ve hatta yasadışı hale getirmektedir.

Yine de bazı açık kaynak destekçileri “açık kaynak DRM” yazılım önermişlerdir. Fikirleri şudur eğer şifrelenmiş ortama erişiminizi kısıtlamak üzere tasarlanmış programların kaynak kodunu yayınlayarak ve diğerlerinin onu değiştirmesini sağlayarak, sizin gibi kullanıcıları kısıtlamak üzere çok daha güçlü ve güvenilir bir yazılım üreteceklerdir. Bu yazılım daha sonra size değiştirme izni vermeyen aygıtlar üzerinde ulaştırılacak.

Yazılım açık kaynak olabilir, ve açık kaynak geliştirme modelini kullanabilir, ancak onu çalıştıran kullanıcının özgürlüğüne saygı duymadığı için özgür yazılım olmayacaktır. Eğer açık kaynak geliştirme modeli bu yazılımı sizi kısıtlamakta daha güçlü ve güvenilir yapmakta başarılı olursa, bu herşeyi daha da kötüleştirecektir.

Özgürlük Korkusu

Özgür yazılım hareketinden koparak açık kaynak kampını oluşturanlar için başlangıçtaki ana güdü “özgür yazılım”ın etik fikirlerinin bazılarını sıkıntılı bir duruma sokmasıdır. Bu doğrudur: özgürlük gibi etik konuları ileri sürmek, sorumluluklardan ve yarardan bahsetmek, insanlardan normalde yok sayacakları, davranışları etik mi gibi, şeyler hakkında düşünmelerini istemektir. Bu bir rahatsızlığı ortaya çıkarabilir, ve bazı insanlar basitçe zihinlerini buna kapatabilirler. Ancak bu durum bizim bu konular hakkında konuşmayı bırakmamızı gerektirmez.

Bu, her nasılsa, açık kaynak liderlerinin yapmaya karar verdiği şeydir. Etik ve özgürlük hakkında sessiz kalarak, ve bazı özgür yazılımların sadece anlık pratik yararlarından bahsederek yazılımı bazı kullanıcılara, özellikle işletmelere, daha kolay “sattıklarını” farkettiler.

Bu yöntem etkili olduğunu kanıtladı, kendi şartlarıyla. Açık kaynak söylemi çoğu işletmeyi ve bireyi özgür yazılım kullanmak ve hatta geliştirmek yönünde ikna etti, bu da topluluğumuzun genişlemesine katkı sağladı -ama sadece yüzeysel, pratik seviyede. Açık kaynak felsefesi, tamamen salt pratik değerleriyle, özgür yazılımın daha derin anlaşılmasını engellemektedir; bir çok insanı topluluğumuza getirmektedir, ama onlara savunmayı öğretmemektedir. Bu iyidir, gidebildiği kadar, ama özgürlüğün güvenliğini sağlamak için yeterli değildir. Kullanıcıları özgür yazılıma çekmek, kendi özgürlüklerini savunacak şekle kavuşturacak yolun sadece bir parçasıdır.

Yakın zamanda veya daha sonra bu kullanıcılar bazı pratik avantajlar için özel mülk yazılım kullanmayı ikna edilecektir. Sayısız firma bu tarz cazibeler sunmaktadır, hatta bazıları bedava kopyalar da sunmaktadır. Kullanıcı neden reddetsin? Sadece eğer özgür yazılımın kendisine sağladığı özgürlüğe değer vermeyi öğrendiyse, belirli bir özgür yazılımın kendisine sağladığı teknik ve pratik kolaylıktan ziyade özgürlüğe değer verdiği için. Bu fikri yaymak için, özgürlük hakkında konuşmalıyız. Belli bir miktarda işletmelere yönelik “sessiz kalma” yaklaşımı topluluk için yararlı olabilir, ama eğer özgürlük sevgisinin bir ayrıksılık olarak görülmesi yaygınlaşırsa tehlikelidir.

Bu tehlikeli durum tam olarak neye sahip olduğumuzdur.

Özel mülk eklenti yazılım ve kısımsal olarak özgür olmayan GNU/Linux dağıtımları verimli bir zemin bulmuşlardır, çünkü topluluğumuzun büyük bir kısmı yazılımlarıyla ilgili özgürlük konusunda ısrarcı değildir. Bu bir rastlantı değildir. Çoğu GNU/Linux kullanıcısı sistemle “açık kaynak” tartışmasıyla tanışmaktadır, bu tartışmada özgürlük bir amaç olarak anlatılmamaktadır. Pratikler özgürlüğü desteklememekte ve özgürlüğün hakkında konuşup elden ele geçmesine neden olmamaktadır. Bu eğilimi aşmak için, özgürlük hakkında daha az değil, daha fazla konuşmamız gerekli.

 Sonuç

Açık kaynak savunucuları yeni kullanıcıları topluluğa çektikçe, biz özgür yazılım aktivistleri özgürlük konusunu onların dikkatine çekme görevini üstlenmeliyiz. Söylememiz gerekir ki, “Bu özgür yazılımdır, ve size özgürlük sağlar!” – her zamankinden daha fazla ve daha yüksek sesle. Her “açık kaynak” yerine “özgür yazılım” dediğinizde mücadelemize yardımcı olmuş olursunuz.

Dipnotlar

Lakhani ve Wolf’un özgür yazılım geliştiricilerinin güdüsü üzerine bildirisi önemli oranda bir kesimin yazılımın özgür olması gerektiği görüşüyle güdülendiğini belirtmektedir. Bu sonuç, konuyu etik bir konu olarak ele alan görüşü desteklemeyen SourceForge üzerindeki geliştiricilerin incelendiği gerçeğine rağmendir.

Richard Stallman

gnu.org

by filozof at April 17, 2017 06:46 PM

SeaMonkey’in 2.48 Beta 1 Sürümü Duyuruldu

Mozilla tarafından geliştirilen ve bir web tarayıcısı olduğu kadar aynı zamanda bir e-posta yöneticisi, HTML editörü, IRC sohbet programı ve haber takip programı olan SeaMonkey’in 2.48 Beta 1 sürümü duyuruldu. SeaMonkey projesinin SeaMonkey 2.48 Beta 1’i sunmaktan gurur duyduğu belirtilirken, Firefox 51 ile aynı Mozilla platformunda oluşturulan sürüm; HTML5, donanım hızlandırma ve gelişmiş JavaScript hızı gibi web teknolojilerinin son gelişmelerini içeriyor. SeaMonkey 2.48 Beta 1’in Windows, Mac OS X ve GNU/Linux için 18 dilde kullanıma hazır olduğu ifade edilirken, bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatıldı. SeaMonkey 2.48 Beta 1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu ya da sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

SeaMonkey’in 2.48 Beta 1 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

 

by filozof at April 17, 2017 05:19 PM

Mesa 17.1.0-rc1 duyuruldu

Mesa‘nın yeni sürümü 17.1.0’ın ilk sürüm adayı, Emil Velikov tarafından duyuruldu. Önümüzdeki ay yayınlanması planlanan Mesa 17.1.0’ın test edilmek üzere kullanıma sunulduğunu belirten Velikov; bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiğini hatırlattı. Mayıs ayında çıkarılması planlanan final sürüme kadar, her Cuma bir sürüm adayı çıkarmayı düşündüklerini belirten  Velikov; 17.0 serisinin de 17.1.1 sürümüne kadar serbest bırakıldığını ifade etti. Final sürüme kadar, kullanıcılardan gelecek geri bildirimlerin beklendiği ifade ediliyor. Mesa 17.1.0-rc1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Mesa 17.1.0-rc1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 17, 2017 04:44 PM

Calligra 3.0.0.1 için yeni bir güncelleme duyuruldu

15 Ocak 2017’de duyurulan Calligra Suite’in 3.0.0.1 sürümü için bir hata düzeltme güncellemesi olarak duyurulan yeni versiyonu, çeşitli düzeltmeleri içeriyor. OK tuşlarını kullanırken meydana gelen bir hatanın düzeltildiği sürümde, bilimsel sayıların biçimlendirilmesinin geliştirildiği söyleniyor. Hücre kenarlıklarının kaydedilmesi ve yüklenmesinde de kimi iyileştirmeler yapılan sürümde, bir grafik bileşeni silindiğinde ortaya çıkan problem de giderilmiş bulunuyor. Calligra 3.0.0.1 için yeni bir güncelleme hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebileyebilirsiniz. Koffice geliştirici ekibinin Koffice’i baştan yaratmak için yola çıkması üzerine başlayan Calligra Suite projesine; uzun süren çalışmaların ardından uygulamaların isimleri değiştirilmiş, kimi yeni uygulamalar eklenmiş, arayüz sadeleştirilmiş, dokunmatik cihazlar için destek verilmiş, yazılıma Microsoft Office belge biçimlerini içe aktarma özelliği kazandırılmış, ayrıca GNU/Linux dışında FreeBSD, Windows ve Mac OS X gibi sistemler için destek sağlanmış bulunuyor. Microsoft Office belgelerini eskisine oranla başarılı bir biçimde içe aktarabilen Calligra, normal arayüzü dışında Calligra Mobile (Nokia N900 telefonlar için) ve Calligra Active (tabletler için Kde’nin tablet arayüzü Active One gerektiriyor) arayüzlerine sahip. Calligra Suite, öntanımlı olarak özgür belge biçimlerini (ODF) kullanıyor ve Google belgeleriyle bütünleşik çalışabiliyor.

Calligra Suite uygulamaları şunlardır:

Ofis Uygulamaları

Calligra Words – Kelime İşlemci

Calligra Sheets – Hesap Tablosu

Calligra Stage – Sunum

Calligra Flow – Diyagram Editörü

Kexi – Veritabanı Oluşturucu

Braindump – Not Alma

Grafik Uygulamaları

Krita – Çizim Uygulaması

Karbon – Vektörel Çizim Uygulaması

Yönetim Uygulamaları

Calligra Plan – Proje Yöneticisi

by filozof at April 17, 2017 01:15 PM

Maui 2.x’in Maui 17.03’e yükseltilmesi

Mevcut Maui 2.x kullanıcıları için Maui 17.03’e yükseltme seçeneği artık mümkündür. Yükseltme işlemini gerçekleştirmek üzere kurulum için gerekli bazı ayrıntılar söz konusu. Kullanıcılar için çok kararlı bir masaüstü deneyimi sağlamak isteyen Maui Linux‘un bu güncellemesi isteğe bağlıdır ve Maui 2.x’in varsayılan yapılandırması içinde otomatik olarak gerçekleşmez. Yükseltmeyi gerçekleştirmek isteyenlere mevcut sistemlerini ve kişisel verilerini yedeklemeleri öneriliyor. Ubuntu uzun süreli destek (LTS) sürümlerine dayanan KDE neon üzerine yapılandırılan Maui Linux’un web sayfasında, resimli bir yükseltme rehberi yayımlanmış bulunuyor. Hızlı ve kolay kullanımlı, ancak her seviyedeki bilgisayar kullanıcısı için güçlü bir seçenek sunan Maui 17.03; KDE Plasma 5.9.3, KDE Frameworks 5.31, Qt 5.7.1 içeriyor ve 4.4.0~65 LTS Linuxçekirdeği üzerine yapılandırılmış bulunuyor.

Maui 17.03’e yükseltilmesiyle ilgili web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

by filozof at April 17, 2017 12:58 PM

April 16, 2017

getGNU GNU/Linux

Devil-Linux 1.8.0 duyuruldu

İkinci sürüm adayı 14 Ocak 2017‘de duyurulan güvenlik duvarları, sunucular ve yönlendiriciler için yapılandırılan, CD tabanlı, özelleştirilebilir ve güvenli GNU/Linux dağıtımı Devil-Linux‘un 1.8.0 sürümü, Heiko Zuecker tarafından duyuruldu. Kolaylığı ve hızı temel alan sistemin büyük bir revizyon olduğunu söyleyen Zuecker; çoğu program ve kütüphanenin güncellendiğini, sürüdürülemez olanların ise kaldırıldığını ifade etti. Zuecker; ISO kalıbının boyutunu azaltmak için ana dosya sisteminin Squashfs’ye çevrildiğini söyledi. Devil-Linux 1.8.0 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu ya da değişiklikler sayfasını inceleyebilirsiniz.

Devil-Linux 1.8.0 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

by filozof at April 16, 2017 10:09 PM